• BIST 5.009,24
  • Altın 1063.685
  • Dolar 18.637
  • Euro 19.5775
  • İzmir 14 °C
  • İstanbul 12 °C
  • Antalya 18 °C
  • Ankara 10 °C
  • Turizmin Sesi Dergimizin Kasım 2022 45'nci Sayısı Yayında 
  • Turizmin Sesi Dergimizin Ekim 2022 44'ncü Sayısı Yayında 
  • Turizmin Sesi Dergimizin Eylül 2022 43'ncü Sayısı Yayında 
  • Turizmin Sesi Dergimizin Kasım 2022 45'nci Sayısı Yayında 
  • Turizmin Sesi Dergimizin Ekim 2022 44'ncü Sayısı Yayında 
  • Turizmin Sesi Dergimizin Eylül 2022 43'ncü Sayısı Yayında 

Tarihin İçinde Lezzet Kenti

BORA ÖZGEN

Gidilecek çok yer, tadılacak çok lezzet var ve biz gezmeye tatmaya yeni yerler görmeye devam ediyoruz.

Marmara Bölgesi’nde Tekirdağ ile Kırklareli illeri ile komşu olan Edirne’nin 2022 nüfusu tahmini verilere göre 413.000 dir. Ülkemizin Yunanistan ve Bulgaristan ile sınırı olan Edirne’nin stratejik önemi büyüktür. Edirne, 88 yıl Osmanlı’ya başkentlik yapmış. Osmanlı Devleti’ne bir zamanlar başkent olmuş tarihi şehirde çok sayıda tarihi yapı da bulunuyor. Geçim kaynaklarının en önemlisi tarım olmakla birlikte turizm açısından da ön plana çıkıyor. Bölgede yer alan kültürel, doğa ve tarihi güzellikler açısından her sene önemli ölçüde yerli ve yabancı turisti ağırlıyor.

Tarihi zenginliği ve doğal güzelliği ile her ziyaretinizde bambaşka bir deneyim yaşatan şehir herkesin hayatında en az bir kez görmesi gereken en özel şehirlerden biri…

Boylu boyunca uzanan kervansarayları, Osmanlı Dönemi’ne ışık tutan gösterişli camileri, tarihi hamamları ve sıcak insanlarıyla Edirne, Trakya Bölgesi’nin en sevilen köşelerinden biridir.

Hem plakası 22 hem de 2022 yılı olmasından dolayı Edirne yılı ilan edildi. TÜRSAB ve Edirne Belediyesi iş birliğinde düzenlenen Edirne 9/8 Festivali ve Edirne Tanıtım Gezisi davetlisi olarak Edirne’deki etkinliklere katıldım. Edirne tarihi bir başkent; Osmanlı devletine payitahtlık yapmış, padişahlar burada tahta çıkmış, buradan devleti yönetmiş hatta ve hatta İstanbul’un fethi buradan planlanmış. Edirne’nin sahip olduğu bin 500’ün üzerinde tescilli tarihi varlıkları bulunuyor. Tarihi açık hava müzesinde geziyormuş havasına kapılıyorsunuz. Edirne şehrinin markaları ne diye düşündüğümüzde dört kalemde ele alabiliriz. Bence en önemli markalarımızdan bir tanesi de sahip olduğumuz kültürel ya da folklorik değerlerdir.

Edirne şehrinin markaları ne diye düşündüğümüz zaman 4 başlıkta ele almak gerekiyor.

1- Doğası
2- Tarihi
3- Tescilli Tarihi Varlıklar
4-Kültürel Değerler

Bu şehrin markaları ne diye düşündüğümüz zaman,
• Birinci olarak doğası geliyor.
• İkinci markası ise tarihidir. Burası tarihi bir başkent; Osmanlı devletine payitahtlık yapmış, padişahlar burada tahta çıkmış, buradan devleti yönetmiş hatta ve hatta İstanbul’un fethi buradan planlanmış.
• Üçüncü markası tescilli tarihi varlıklarıdır. Edirne’de bin 500’ün üzerinde sahip olduğumuz kültürel tarihi varlığı mevcut. Neredeyse bir açık hava müzesinde geziyormuş havasına kapılıyorsunuz.
• Dördüncü en önemli markası kültürel ya da folklorik değerler, Edirne’yi turizmde marka olmasının 4 ana maddesi budur.

Edirne’nin tarihi hakkında birçok rivayet olmasına karşın en bilineni şöyle: Orhan Gazi zamanında Batı Trakya'ya düzenlenen bir sefer dönüşünde öncü birlikler mola verir. 40 akıncı mola verdikleri yerde güreş tutuşur. Saatlerce süren güreşlerde Ali ve Selim adlı iki kardeş bir türlü yenişemez. Daha sonra bir Hıdırellez gününde aynı iki kardeş yeniden güreş tutuşurlar ama tüm gece boyu yenişemezler. En sonunda solukları kesilerek orada can verirler ve aynı yere gömülürler. Yıllar sonra oraya tekrar gittiklerinde arkadaşları, mezarlarından 40 pınar fışkırdığını görür. Daha sonra bu iki kardeşin anısına o yöreye Kırkpınar denmeye başlanır.

Edirne, elinde var olan cevherlerle birlikte, acentaların desteğiyle, esnafın iş hacmini güçlendirmek amacıyla 10 milyon turist ağırlamak için kollarını sıvadı.

Edirne’de günde 5 Ton ciğer tüketiliyor. Meriç kıyısındaki restoranları, Ciğerci Bahrisi ve Niyazisi tadılacak onlarca lezzeti var…

TÜRSAB ile işbirliğine giden Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan 5 milyon turist gelecek dedim inanmadılar geldi. Şimdi 10 milyon turisti TÜRSAB acentalarıyla birlikte Edirne'de ağırlayacağız. Böylesine bir kente aşık olan Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan, vatandaşların refahı için ve esnafın iş hacmini arttırmak için çalışıyor. Şimdilerde ise Kırkpınar’ı modernizasyon yaptıktan sonra hafta sonları gelen turistler için bir güreş düzenleyecek.

Kırkpınar’a en son 2400 pehlivan katılarak güreş tutmuş. 14 boy pehlivan bulunuyormuş. Bir üst dereceye çıkmak için dereceler var. Yağlı güreş sporu ile ilgilenen 80 civarında belediye Kırkpınar'a üye olmuş. Antalya Kumluca ve Antalya Elmalı’da dereceye girenler bir üst dereceye katılabiliyor. Kırkpınar baş pehlivanına gerçek altın kemer yaptırıyorlar. 3 defa üst üste pehlivan olana altın kemer veriliyor ve kendisinde kalıyor. Sonra Belediye olarak yeni bir altın kemer yaptırıyorlar.

Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri Ağası ya da kısaca Kırkpınar Ağası 3 yıl üst üste Kırkpınar Ağası olduğu için altın kemerin ebedi sahibi oluyor.

Saçsız oluşundan dolayı “kel”, çok sert ve acımasız güreştiğinden dolayı da “Gaddar" olarak anılan Aliço pehlivan, tam yirmi yedi kez aralıksız Kırkpınar Başpehlivanlığı’nı kazanarak hâlen kırılamamış bir rekora imza atmış; böylece yalnız kendi döneminin değil, Türk Güreş Tarihi'nin de en büyük simalarından biri olmuş. Koca Yusuf, dönemin en ünlü pehlivanı Kel Aliço ile 1885 yılında güreşmiştir. Sabah başlayan bu mücadele akşam sona ermiş, güreşin sonlarında Kel Aliço güreşi bırakarak kendi elleriyle ülkenin Başpehlivanlığı unvanını Koca Yusuf'a devretmiştir. Koca Yusuf, Kel Aliço'nun çırağı olan ve on sekiz yıl Kırkpınar Başpehlivanlığını elinde bulundurduğu söylenen Adalı Halil'i de iki kez ardı ardına yenmiştir.

Birde kırmızı mum olayı var. Kırmızı mum bir davet anlamına geliyor. Kırkpınar'da çeşitli boylarda mum dikiliyor ve davet ediliyor. Kitle iletişim araçlarının yaygın olmadığı dönemlerde Kırkpınar Ağası tarafından, kasaba ve köylere, pehlivanlara ve tanınmış kişilere gönderilir ve bu kişiler Kırkpınar'a davet edilirmiş. Halk arasında sıkça kullanılan “kırmızı dipli mumla çağırmak” deyimi de buradan gelmektedir. Kırkpınar'ın olmazsa olmazlarındandır. Bugün sembol olarak kullanılmaktadır. Kırkpınar saha dışında Yağlı Güreşçilerinin heykellerinin yanında kırmızı dipli bir mum heykeli de bulunmaktadır.

Kırkpınar'da bir gelenek de yeme içme kuzu çevirmedir. Kırkpınar’a ziyarete gelen binlerce yerli ve yabancı turiste, kuzu etine verdikleri eşsiz lezzetle hizmet veriyor. Kırkpınar’ın simgesi olan ve asırlardır Er Meydanı'nda satılan kuzu çevirmeler, vatandaşlar tarafından da büyük ilgi görüyor.

Edirne gezmekle bitmez. Edirne’de hem gezecek yem yiyecek hem de kültüre doyacaksınız.

O zaman sizde bir Edirne planı yapmalısınız…

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÇOK OKUNANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 27 Şubat 2007 Turizmin Sesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : +90 216 481 51 21