Bir yılın daha sonuna geldik. 2026 için geri sayım sürerken, geride bıraktığımız 2025 Türkiye’nin tarihine silinmeyecek izler bıraktı. İlklerle, unutulmaz anlarla dolu bir yıl oldu. Kimi zaman gözyaşlarımız sel oldu, kimi zaman yüreklerimiz ağzımıza geldi, kimi zaman ise yaşananlara inanmakta güçlük çektik.
Gazze’de yaşanan insanlık dramı, sınırlarımızda süren savaşlar, depremler ve yangınlar…
Hepsi hafızamızda derin izler bıraktı.
Her yılın bitişi, takvimde yeni bir sayfa açılması demek.
Geriye dönüp baktığımızda, hafızamızda kalanlarla yüzleşiyoruz.
“Kimler geldi, kimler geçti?” der gibi…
Hayat yolculuğu uzun görünse de bazen çok yakın zamanı bile hatırlamakta zorlanıyoruz. Kalabalıklar içinde yalnız kaldığımız anlar, hayatımıza girip çıkan dostluklar, hayal kırıklıkları, başarılar ve talihsizlikler…
Hepsi birer tecrübe olarak haneye yazılıyor.
İş hayatımızda, gündelik yaşamımızda, birbirini kovalayan dakikalar içinde neler yaşayıp hissettiğimizi çoğu zaman fark edemiyoruz. Yıl sonu geldiğinde ise “koskoca sene bitti” derken, yeni yılın bizlere neler getireceğini merak ediyoruz. Geçmişte yaşanan acıların tekrar etmemesini diliyoruz. Hep hayal ediyoruz ki yeni yıl, yeni umutlarla gelsin.
Ama biliyoruz ki hayat, bizim dileklerimizin ötesinde gelişen hikâyelerle dolu.
Yine de umudu kaybetmemek gerek. “Kelleyi karartmamak” diye düşünürüm hep.
Çünkü umut, insanın en güçlü yol arkadaşıdır.




.jpg)










































































Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.