“Dünya daha yeşil, daha mavi, daha adil olacak” diye umut etmiştik. Oysa görüyoruz ki çıkar ilişkileri uğruna çocuklar yaşamını yitiriyor, baronlar köşeyi dönüyor. Silah ortada oldukça, gözümüz kendi bahçemizin dışına kaydıkça nasıl bir adil dünya bekleyebiliriz?
Bugün savaşların, ekonomik çıkarların ve güç mücadelelerinin gölgesinde insanlık değerleri eriyor. Çocukların gülüşleri yerine bombaların sesi yükseliyor. Bir yanda sofralarına ekmek koyamayan aileler, diğer yanda servetini katlayan güç odakları… Bu tablo bize şunu hatırlatıyor: Adalet, sadece mahkeme salonlarında değil, yaşamın her alanında var olmalı.
Adil bir dünya için önce kendi evimizin önünü süpürmeliyiz. Silahı değil, kalemi; çıkarı değil, vicdanı; hırsı değil, paylaşmayı öne çıkarmalıyız. Çünkü adalet, ancak bireylerin küçük seçimleriyle büyüyen bir toplumsal irade olduğunda gerçek anlamına kavuşur.




.jpg)










































































Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.