• BIST 14079.97
  • Altın 6142.46
  • Dolar 47.024
  • Euro 53.7109
  • İzmir 32 °C
  • İstanbul 27 °C
  • Antalya 33 °C
  • Ankara 26 °C
  • Uluslararası MICE Endüstrisi Derneği 10. Yaşında!
  • TÜRSAB 26. Dönem Yönetimi Mazbatalarını Aldı
  • İki Kültür Tek Gün: “India Day” İstanbul’da Buluştu
  • Uluslararası MICE Endüstrisi Derneği 10. Yaşında!
  • TÜRSAB 26. Dönem Yönetimi Mazbatalarını Aldı
  • İki Kültür Tek Gün: “India Day” İstanbul’da Buluştu

Bir İnsanı Tatilde Tanımak: Tamam mı, Devam mı?

ALANÇA İŞCANLI

Mayıs ayıyla birlikte ilk sinyallerini aldığımız, şimdi ise tüm sıcaklığıyla hissettiğimiz o mevsimdeyiz: YAZ…

Yıllık izinler günler, hatta haftalar öncesinden planlanıyor; tatil hayalleri kuruluyor. Sahile vuran dalga sesleri, arkadaşlarla etrafında kadeh tokuşturululan kalabalık sofralar, sevgiliyle baş başa izlenen kumsaldaki romantik gün batımları…

Hepsi adeta bir rüya gibi.

İster romantik bir kaçamak olsun ister arkadaşlarla planlanan bir rota; bir tatili güzel yapan yalnızca gidilecek destinasyon değildir. Bir yandan da o yolculukta bize eşlik edecek insanlar, tatilin nasıl geçeceğini belirleyen en önemli unsurlardan biridir aslında. 

Destinasyonu seçerken ince eleyip sık dokuyoruz.

Nasıl bir tatil istediğimize karar veriyoruz.

Eğlenceli mi, sakin mi? Her şey dahil mi, yoksa butik otel mi? Partili mi, yoksa sabah erkenden kalkıp yoga ile başlayan bir tatil mi? Bana sorarsanız akşamdan partileyip sabah yoga ile başlamak en ideali.  Denge!

Peki destinasyon ve tatil planı konusunda bu kadar titiz davranırken, bize eşlik edecek kişiler için de aynı özeni gösteriyor muyuz? Yoksa birbirimizi seviyor olmak ve birlikte güzel anılar biriktirecek olmak bize yeterli mi?

Peki, insan insanı neden tatilde tanır?
Çünkü tatil, aslında tüm gardlarımızı indirdiğimiz; sosyal maskelerimizden sıyrıldığımız ve iş hayatının kaosundan, şehrin karmaşasından ve günlük rutinden uzaklaştığımız o kısa zaman dilimidir. Kendimize birkaç gün ayırabildiğimiz, gerçekten dinlenebildiğimiz ve en önemlisi olduğumuz kişi gibi davranabildiğimiz nadir anlardan biridir.

İşte tam da bu yüzden tatil, ilişkilerin en gerçek sınavlarından biridir. Günlük hayatın temposunda fark etmediğimiz birçok alışkanlık, kriz anındaki tepkilerimiz, paylaşım biçimimiz, sabrımız ve birbirimize gösterdiğimiz anlayış bu süreçte daha görünür hâle gelir. Belki de bu yüzden "Bir insanı tanımak istiyorsan onunla tatile çık." sözü hiç de haksız sayılmaz.

Sosyal çevremizdeki Truva Atları

Şehir hayatında romantikliğiyle, centilmenliğiyle çevresine örnek olan sevgiliniz… Tatilin ikinci gününde bir anda “Ben ne dersem o.” ekolünün başkanı, ve tek karar mercii hâline gelebiliyor.

Daha dün size montunu veren, kahvenizi nasıl sevdiğinizi bilen, “Sen yorulma ben hallederim.” diyen adam gitmiş; yerine tatil operasyonunu tek başına yöneten bir karakter gelmiş oluyor. Size sormadan kendi istekleri doğrultusunda rotayı o seçiyor, plajı o seçiyor, akşam planını o yapıyor, hatta bazen ne yiyeceğinize bile karar veriyor. Bir noktada etrafa bakıp "Ben sevgilimle mi tatile çıktım, yoksa darbeci şirinle mi? ” diye kendinizi sorguluyor buluyorsunuz.  

Peki yıllardır tanıdığınız bu insan nasıl oluyor da üç günlük tatilde bambaşka bir karaktere dönüşebiliyor?
Ya da diğer tarafta o meşhur can dostunuz…

Şehirde en ufak moral bozukluğunuzda yanınızda olan, ayrılık acılarınızda gece üçlere kadar sizi dinleyen, "Sen yeter ki iyi ol." diyen o kız neşesi…

Siz tatilde güneşten dolayı ikinci derece yanıklarla hayatta kalma mücadelesi verirken karşınızda bambaşka biri olarak beliriyor.

Siz aloe vera, soğuk duş ve hayatta kalma planı ararken onun tek derdi şu oluyor:"Akşam rezervasyona yetişebilecek miyiz? Bir de ben hangi elbiseyi giyecektim?" O an anlıyorsunuz ki bazı insanların sadakati şehir hayatında geçerli… Tatil modunda ise sistemleri sanki yeniden başlatılıyor ve bambaşka bir versiyonları ile karşılaşıyoruz. 

Belki de tatiller, insanların değiştiği yerler değil; maskelerin düştüğü yerlerdir. Ve bazen yıllardır hayatınızda olan insanların içinden küçük bir "Truva atı" çıkması için sadece bir uçak bileti ve iki günlük güneş yeterlidir. 

Belki de insanları tatilde tanımamızın sebebi, onların değişmesi değil; bizim ilk defa onları gerçekten görmemizdir. Şehir hayatında herkesin bir rolü var. Hepimiz üstümüze giydiğimiz kostümden ötürü olduğumuzdan biraz daha anlayışlı, biraz daha sabırlı, biraz daha kontrollü olmaya çalışıyoruz. Çünkü hayatın içinde bizi tutan sorumluluklar, alışkanlıklar ve kurallar var. 

Ama tatil…

Tatil o bütün katmanları yavaşça kaldırıyor. Açken nasıl davrandığımızı, planlar bozulduğunda nasıl tepki verdiğimizi, karşımızdaki insan zorlandığında ne kadar yanında olduğumuzu gösteriyor.Belki de bir insanı tanımak için onunla sadece güzel anları paylaşmak yetmiyor. Asıl mesele; güneş yakarken, planlar bozulurken, yorgunken ve hiçbir şey hayal ettiğimiz gibi gitmezken birbirimize nasıl davrandığımızda saklı.

Çünkü gerçek bağ, birlikte kusursuz bir gün batımını izlerken birbirimize hayranlıkla baktığımız anlarda değil; o gün batımına yetişemediğimiz, yağmura yakalandığımız ya da planlarımızın tamamen değiştiği anlarda bile birbirimizin elini tutup o anı güzelleştirebilmekte. Belki de hayatı özel yapan şey her şeyin mükemmel olması değil; mükemmel olmayan anları bile doğru insanla paylaşınca güzel bir hatıraya dönüşebilmesi.

Ve belki de tatiller bize şunu öğretiyor: Bir insanı gerçekten tanımak için onunla dünyanın en güzel yerlerine gitmeye değil, küçük aksiliklerin içinde nasıl güldüğüne, nasıl sevdiğine ve nasıl yanında kaldığına bakmak yeterli. Evet, insanların gerçek yüzlerini tatilde görürüz. Ama bazı insanlar vardır ki tatili güzelleştirmekle kalmaz; onların yanında en sıradan an bile unutulmaz bir anıya dönüşür. Aslında her yolculuk biraz da bir kumardır; yanımızda hayatımızı güzelleştirecek birini mi, yoksa bize yeni bir hikâye bırakacak birini mi bulacağımızı bilmeden çıkarız yola…


 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÇOK OKUNANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 27 Şubat 2007 Turizmin Sesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : +90 216 481 51 21