• BIST 109.097
  • Altın 153,413
  • Dolar 3,8257
  • Euro 4,5096
  • Ankara 11 °C
  • Antalya 17 °C
  • İstanbul 15 °C
  • İzmir 16 °C
  • TÜRSAB'da  Genel Kurulun Ertelenmesine İlişkin Bakanlık Duyurusu yayınlandı
  • Osmanlı Şerbetlerinin Adresi Şerbetçi Ali Baba
  • Alo "176" Turizm İhbar ve Şikayet Hattı
  • TÜRSAB'da  Genel Kurulun Ertelenmesine İlişkin Bakanlık Duyurusu yayınlandı
  • Osmanlı Şerbetlerinin Adresi Şerbetçi Ali Baba
  • Alo "176" Turizm İhbar ve Şikayet Hattı

FENA VE O ADAM

BORA ÖZGEN

FENA için büyük bir fırtına bitti  işler yoluna girdi ve şimdi  iş zamanı deyip bir soluktan sonra  kafasını çevirdi ve camdan dışarı baktı.Yağmur yağıyordu ofisin  önündeki tek bir ağaç bir o yana bir bu yana gidiyordu soğuk ve yağmurlu bir hava olmasına rağmen bir de ofisin tam karşısında  bir adam duruyordu FENA onu tanıyor gibiydi yada birine benzetiyordu ….

 

Sokakta onun haricinde  birkaç insan vardı yürüyen Suratları ve bedenleri gözükmüyordu sadece havada uçuşan şemsiyeleri renkli olması sebebiyle fark ediliyordu... 


Fırtına sonrası uykusuzluktan o da bir kaç gündür renkli rüyalarla  boğuşuyordu. Günlerden hangi gün olduğunu bilmiyordu. Tek yaptığı şey o dört köşe mahmur odada gizli yüzünü değil iyi tarafını göstermekti, beceriyordu da.Etrafında FENA"YI kime sorsanız  yaka silkiyor Allah şehrinden korusun diyordu.

İç dünyası ile barışık değil hayata küsmüş biriydi Tek konuştuğu insan apartmanın kapıcısıydı. Her gün iki defa gelip aynı soruyu soruyordu. Bir şeye ihtiyacınız var mı hanımefendi? O da her gün farklı bir şey istiyordu.Bana köşedeki marketten onu bunu  al diye garip garip şeyler istiyordu. Peki hanımefendi diyordu kapıcı  karşısında kısacık boyuyla saçlarını kabartıp gözlerini kapıcıya dikiyordu.Zavallı kapıcı şerrinden korkuyordu.Hiddetli gözlerle bakan kadın git artık be adam acilen gel diyordu...Kötü davranıyordu çünkü baba sevgisizliğinden erkek düşmanı olmuştu bu sebepten de evde kaldı…

Sıkı çalışmaların sonrasında normal iş zamanı gelmişti ona bu iş tarzı tatil geliyordu sadece masasında oturması yetiyordu. Her sabah evinden yarı uykulu bir haldeyken rüya mı gerçek mi olduğu belli olmadan taksiye atlayıp ofise geliyordu.

Çocukluğunu yaşamamış iki kardeşin erkek olanına değer verilmiş öncelik diğer kardeşte olduğundan senelerce içine atmış yüreği kabaran bir kadın haline gelmişti Anne baba sevgisi olmadan yaşayan geçmişini unutan maddi imkanları yakalamış olmasına rağmen bir dostu olmayan bir yaşam biçimi içinde ne yaşar ne yaşamaz durumda hayatına tutunuyordu.Çocuklarına sahip çıkan anne ve babaları kıskanır olmuş .Seneler geçmesine rağmen içindeki acının yüzüne yansıması aynaya baktığında  ancak görebiliyor olması kendini de üzüyordu. Bu yüzden aynaya bile bakamıyordu. Anne ve  baba sevgisinden uzak olması sevginin ne demek olduğunu da unutturmuş yolun yarısına gelmesine rağmen mutlu bir yuvası da olmamıştı … 

Hayatında canlanan resmi kafasında değildi o hiçbir şeyi planlayamamıştı olduğu gibi yaşamak zorunda kalmış düşündüğü resmi kendi içinde bile yaşatamamıştı.O hayat onun için ilk okulda çizdiği bir resimdi ve hayallerinde kaldı.

Şimdi iş zamanı kapı çaldı saat 8:30 olmalıydı muhtemelen yardımcısı gelmişti.Kapıya doğru yürüdü bir kere daha baktı ve bugün bu kıza ne yapsam diye düşündü çok pratik zekalıydı ama aklı sadece fesatlığa basıyordu.

O zeki görünümlü fena dört işlemi bile akıldan yapamıyordu.Ama yardımcısı vardı.Koyu renkli bir elbiseye bürünmüş, kemikli suratında kömür karası gibi duran iki gözle yardımcısına bakıyordu.
Gözlerine inanamadı halüsülasyon görüyor olmalıydı . Kendine geldi ve cesaretini toplayıp bir daha baktı işte oradaydı . Kalbi hızla atıyordu O sevgi dolu gözlerini gözlerinde hissediyordu yaklaştı ,yaklaştı, yaklaştı artık aralarında santimetreler bile yoktu.Yıllara meydan okumuş kadın yardımcısına günaydın diyordu güzelliğinden etkilenmiş aslında onu çok sevmesine rağmen içinin baskısına karşı gelemiyordu birlik ve beraberliği nazi kampına çevirmişti ama o kızda çok yakında onu daha öncekiler gibi bırakacaktı bunu biliyordu …Bu yüzdende elinden geleni ardına koymadan her kötülüğü yapıp ağlatabildiği kadar ağlatıyordu yardımcısını.Bir yandan da o adam aklına geliyordu.

İşte o adam hep bekliyordu ve bekleyecekti…. Ve fena onun artık farkındaydı…

 

  • Yorumlar 2
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Turizmin Sesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : +90 216 481 51 21