• BIST 1.386,110
  • Altın 499,39
  • Dolar 8,8050
  • Euro 10,3350
  • İzmir 20 °C
  • İstanbul 16 °C
  • Antalya 23 °C
  • Ankara 13 °C
  • Turizmin Sesi Eylül 2021 31'inci Sayısı Yayında
  • Turizmin Sesi Ağustos 2021 30'uncu Sayısı Yayında 
  • Turizmin Sesi Temmuz 2021 29'ncı Sayısı Yayında 
  • Turizmin Sesi Eylül 2021 31'inci Sayısı Yayında
  • Turizmin Sesi Ağustos 2021 30'uncu Sayısı Yayında 
  • Turizmin Sesi Temmuz 2021 29'ncı Sayısı Yayında 

İRO Sektör Temsilcileriyle bir araya geldi

İRO Sektör Temsilcileriyle bir araya geldi
Beyoğlu Belediyesi Gençlik Merkezi Konferans Salonunda gerçekleşen Sektörün ve Rehberlerin sorunları paneli gerçekleşti

TURİZMİN SESİ


Moderatörlüğünü Prof. Dr. Suavi Ahipaşaoğlu yönettiği panelde Panelistler ise Kayhan Çolaker (TÜRSAB İç Turizm Komitesi Başkanı) Erdal Çeri (TÜRSAB Kültür Turizmi Komitesi Başkanı) Dr.Cüneyt Sadıç (Marmara Üniversitesi Meslek Yüksek Okulu/Rehber) Sinan Ercan (İRO Yönetim Kurulu Üyesi/Rehber) Hakan Berki (İRO Üyesi Rehber) katıldı. İRO Sektör Temsilcileriyle bir araya geldiği panelde açılış konuşmalarını Nedret Apaydın (Kültür ve Turizm İl Müdürü) ve Çetin Gürcün (TÜRSAB Genel Sekreteri) yaptı.

iro,--rehberler,-beyoglu-belediyesi-genclik-merkezi,-cuneyt-sadic,-tursab-kultur-komitesi-baskani-erdal-ceri,-sinan-ercan,-kayhan-colaker,-hakan-berki,.jpg

Dr. Cüneyt Sadıç (Marmara Üniversitesi Meslek Yüksek Okulu/Rehber), Panelde ilk konuşmacı olarak İç turizmle ilgili istatistikleri paylaştı. Yurt içinde 14 milyon kişi seyahat ediyor, 11 milyon kişi tatil amaçlı geziyor, sadece 2 milyon kişi turistik ürün (paket tur) tüketiyor.Dünyada turizm hareketinin %75'ini iç turizm sağlar. Ama gelir getiren kesim incoming turistidir. Yerli müşterinin çoğu 5 yıldızlı otellerde, yabancılar ise çoğunlukla 4 ve 3 yıldızlı otellerde konaklıyor. Türkiye'de gezen nüfusun 1/3'i 25 yaşın altında. İç turizmin %85'i dört bölgeye yığılmış durumda: Marmara, Ege, Akdeniz ilk üç sırada. Yerli turizm pazarı yılda %10 büyüyor ama nüfusun %21'i (1/5) tatil yapabiliyor. %2 kültür amaçlı geziyor.Seyahat edenlerin %60'ı çalışan, %20'si patron kesimi. Öğrencilerin sadece %3'ü, emeklilerin ise %8'i tatile çıkabiliyor. Tatile çıkanların %66'sı İstanbul'dan, %15'i İzmir'den, %9'u Ankara'dan. Gezen toplam turistin %95'i 10 ilden, hepsi de sanayi kenti. Geri kalanlar akraba ziyareti yapıyor.  Tatile seçimi kriterleri: %50 bütçeye uygunluk arıyor, %15'i kültürel değişiklik ve %2'si de alışveriş amacıyla geziyor. Yerli grupla çalışmak zor. Bu sadece Türkiye için geçerli değil, tüm dünya için böyle. Fransa'da da Fransız bir grubu gezdirmek aynı derecede zordur. Çünkü "bildiği" toprakları geziyor. Bunun yanında, insanımızın gezi kültürü yok. Yurt dışında tur planlaması 18 ay önce yapılır, tur tarihinden 12 ay önce de satışına başlanır; ama Türkiye'de acenteler turu 1 haftada hazırlıyor. Bu nedenle, belli zamanlarda belli bölgelere yığılma, otellerde yer bulamama ve uzak yerlerde konaklama sorunları yaşanıyor. Önce taşıma-ulaştırmayı geliştirmek lazım. Ucuz uçak ve daha fazla tren olmalı. Konaklamada aile oteli ve kontrol altında günlük kiralık seçenekleri yok. Yeterli sayıda kamping ve hostel yok. İç turizme yönelik eğitim lazım. İç turizme yönelik tanıtım yok. Turizmi tüm yıla yaymak lazım. Tatiller tüm yıla dağıtılmalı, hatta bölgeler arasında dağıtılmalı, bu konuda TÜRSAB ve TUREB ağız birliği etmeliler. Bazı ülkelerde, tatile çıkabilmeleri için alt gelir grubuna KDV affı gibi teşvikler veriliyor. Okullara, öğrencilere yönelik turlar yapılmalı. Rehber yevmiyesi ve vergilendirilmesi konusuna gelince, rehberin günlük maliyeti bir grupta kişi başı 10 TL'dir, karşılanamayacak bir maliyet değildir. Ayrıca, rehberler zaten vergi öderler, adı farklıdır, stopajdır.

TÜRSAB Kültür Komitesi Başkanı Erdal Çeri, Körfez krizinden sonra boşalan oteller dolabilmek için iç turizme yöneldi. İç turizm yıllardır var ama potansiyel yeni fark edildi. Genel olarak rehberler yerli gruplarla çalışmak istemiyor, yabancı turist gezdirmek istiyorlar. Belli bir destinasyon için belli bir bütçeyle paket tur hazırlayan acente, programın satışı tehlikeye girince, masraflarını karşılayabilmek için fiyat düşürme yoluna gidiyor. Onu gören diğer acenteler de fiyatı daha aşağıya çekiyorlar. Uzman rehberlerle de işbirliği içinde programlara çekidüzen verilmesi lazım. Ortak etik değerler, programlar belirlenmeli, bunların müşteriye nasıl kabul ettirileceği konusunda yöntemler bulunması lazım.

Sinan Ercan (İRO Yönetim Kurulu Üyesi/Rehber) , Türkiye'de modern anlamda rehberlik 50'li yıllardan itibaren başladı. Yabancı gruplarla çalışan rehberler, yerli grupları gezdiren meslektaşlarını hor gördü.Türkiye'de 40'tan fazla üniversitede rehberlik bölümü var, bu sayı çok fazla, rehberlik bölümlerini azaltmak lazım. Bazı bölgelerde gerçekten rehber bulunamıyor. Belli konularda uzmanlaşma programları hazırlanabilir. Hali hazırda rehberlik yapan birinin mesela dağcılıkta uzmanlaşması mümkün olmayabilir ama okullarda bu yönde eğitim verilebilir. Ayrıca, bir dili çok iyi konuşmak, o dilde rehberlik yapılabileceği anlamına gelmiyor. Okullarda yerli gruplarla gezme konusunda formasyon verilebilir.

Kayhan Çolaker (TÜRSAB İç Turizm Komitesi Başkanı), Şu anda bir savaş ülkesiyiz, en kötü dönemdeyiz. 91 yılında 1200 acente vardı, şimdi aktif olan acente sayısı 9bin civarında. Rehberler ve acenteler kardeş, ama kavga eden kardeşler. Türkiye'de hizmet kalitesi yüksek, fiyatlar ucuz. Kamuoyunda algı oluşturmak lazım. Farklılaşma önemli, belli bir konuda uzmanlaşmış acenteler krizden pek etkilenmedi. Aynı şekilde, belli bir konuda uzmanlaşmış rehberlere taban yevmiyenin üstünde ücret ödemekten çekinmiyoruz, çünkü onların uzmanlığına ihtiyacımız var. Bazı bölgelerde rehber bulmakta zorlanıyoruz. Ayrıca, alternatif turizmde yetişmiş rehber sıkıntısı çekiyoruz: Profesyonel kokartlı rehberin yanına, bir de arazide uzmanlaşmış birini vermemiz gerekiyor, bu da maliyeti artırıyor. Bu kriz döneminde hem acenteler hem de rehberler belli konularda uzmanlaşmaya, uzmanlıklarına yenilerini eklemeye çalışmalılar.

Hakan Berki (İRO Üyesi Rehber) , İç turizmi parasal açıdan değil, misyon olarak görmek lazım. Kültür değişimi olarak görmek lazım. Batı Doğu'ya, Kuzey Güney'e gittikçe, önyargılar kırılır. Rehberlerin yerli gruplarla gezmek istememesinin sebebi parasal değil, programların zorluğu. 4000 kilometrelik parkurlar 3-4 güne sıkıştırılıyor, gece yolculuğu yapılıyor ki yabancı gruplarla yapılmaz, mesafeler çok uzun olduğu için sabah çok erken çıkılıp, gece yarısına doğru otele varılabiliyor. Yerli turistle çalışmak, insan ilişkileri açısından da zor, kabul etmek lazım. Bazı meslektaşlarımız manevi yıpranma sebebiyle çalışamıyor. Pedagojik formasyon alınmalı, davranış bilimi öğrenmek zorundayız.

iro,--rehberler,-beyoglu-belediyesi-genclik-merkezi,-cuneyt-sadic,-tursab-kultur-komitesi-baskani-erdal-ceri,-sinan-ercan,-kayhan-colaker,-hakan-berki,-nedret-apaydin,-cetin-gurcun.jpg

Sonuç olarak, sorunların tek bir panelle çözülemeyeceği, düzenli toplantılar yapılması, hatta sektör temsilcilerinin çalışma grupları oluşturması yönünde görüş bildirildi. Bu panelin bir "ilk" olduğu, hem bu konuda, hem diğer konularda toplantıların ve çalışmaların süreceği bilgisi katılımcılarla paylaşıldı. Özellikle, Tursab ve Meslek Kuruluşlarının ortak, temel konularda ve eğitim alanında bir araya gelme isteği ortaya çıktı.

Kaynak: Haber Kaynağı
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Turizmin Sesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : +90 216 481 51 21