Bu konun Atla Alakası yok
Yarış atlarını bilirsiniz; güzellikleriyle göz kamaştırır, sahada ter döker, yarış kazanır. Sonunda atın sahibine milyonlarca lira ödül, jokeye yüzbinlerce lira prim, ata ise bir havuç düşer. Bu tablo aslında bizim sektörün halini fazlasıyla yansıtıyor.
Muhabir sabah akşam özel haber peşinde koşar, ayrıcalıklı içerik üretir, yayınlarına alır. Öte yandan otellerden, seyahat acentelerinden ve PR şirketlerinden yağmur gibi basın bültenleri gelir. Çoğu reklam kokar, çoğu anlaşmalı firmaların çıkarına hizmet eder. Büyük payı firma alır, ajans da jokey misali ücretini alır. Yayıncıya ise çoğu zaman havuç bile düşmez.
Medya şirketleri de sonuçta bir işletmedir.
Vergi öder, SGK yatırır, personel istihdam eder.
Ancak reklam döngüsü zayıf olduğunda az personelle ayakta kalmaya çalışır.
Gelen bültenler arasından seçilen haberler, kopya içerik olmaktan çıkarılıp farklı bir yazıyla yayına alınır.
Peki bu sürdürülebilir midir?
Firma – Ajans – Medya Üçlüsü
Buradaki kritik soru şudur: Neden firma, ajans ve medya dengeli bir biçimde çalışmaz?
• Firma: Ürünü, hizmeti ya da markayı öne çıkarır. Büyük bütçeler ayırır, görünürlük ister.
• Ajans: Bu bütçeden payını alır, kreatif üretim yapar, bülten hazırlar.
• Medya: İçeriği yayımlar, kamuya ulaştırır. Ancak çoğu zaman emeğinin karşılığını alamaz.
Sonuçta medya, kamuya bilgi aktaran bir köprü olmasına rağmen sistemde en az destek gören taraf haline gelir.
Yarış atı örneğinde olduğu gibi, sistemin en çok koşan, en çok emek veren tarafı havuçla yetinmemelidir. Medya yalnızca içerik taşıyıcısı değil; topluma yön veren, bilgilendiren, denetleyen istihdam sağlayan bir güçtür. Eğer bu güç dengeli bir şekilde desteklenmezse içerik kalitesi düşer, bağımsızlık zedelenir, kamu yararı zarar görür.
Bugün çıkarılması gereken ders nettir:
Firmalar, medyanın emeğini görmeli ve adil destek vermeli.
Ajanslar, yalnızca kendi çıkarını değil; medya–firma dengesini gözetmeli.
Medya, kendi değerini hatırlatmalı ve emeğinin karşılığını talep etmeli.
- Oteller ve seyahat acenteleri ise artık “rica” diyerek bülten servisi yapmaktan vazgeçmeli. Çünkü bu yaklaşım, medyanın emeğini küçültüyor ve içerik üretimini değersizleştiriyor. Gerçek işbirliği, karşılıklı saygı ve adil destekle mümkündür.
Çünkü havuçla yetinen bir medya, topluma gerçek anlamda fayda sağlayamaz.




.jpg)











































































Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.