• BIST 110.115
  • Altın 272,317
  • Dolar 5,7673
  • Euro 6,4129
  • İzmir 16 °C
  • İstanbul 12 °C
  • Antalya 12 °C
  • Ankara 8 °C
  • TURİZMİNSESİ e-Dergi Kasım sayısı yayında
  • Turizmin Sesi Dijital Dergisi Ekim Sayısı 322 sayfa  okumanız dileğiyle
  • Turizm- Konaklama- Dernekler- Otomoto- Spor – Moda Dünyası- Sağlık Haberleri İçerikleriyle dopdolu 322 sayfa okumanız dileğiyle …
  • TURİZMİNSESİ e-Dergi Kasım sayısı yayında
  • Turizmin Sesi Dijital Dergisi Ekim Sayısı 322 sayfa  okumanız dileğiyle
  • Turizm- Konaklama- Dernekler- Otomoto- Spor – Moda Dünyası- Sağlık Haberleri İçerikleriyle dopdolu 322 sayfa okumanız dileğiyle …

Bitmeyen Kilise

KONUK YAZAR
Barcelona’ya yolunuz düştüğünde muhakkak ziyaret edeceğiniz kilisenin öyküsü oldukça ilginç. İlk gördüğümde ‘’Bitmeyen Kilise olur mu ?’’ diyerek hayrete düştüğüm Sagra da Familia'nın hikayesi 1882'de başlıyor. Yapının ilk mimarı Francisco de Paula del Villar ile kilisenin destekçileri arasında süren anlaşmazlıklar sonucunda Gaudi, projeye 1883 yılında dahil oluyor. O günden ölümüne dek kariyerini bu yapıya vakfeden Gaudi, yüzyıllık tamamlanmama sürecini öngörmüş müdür bilinmez ama 43 yıl süren çalışması için sorulan sorulara "işverenim aceleci değil" cevabını vermiş.
 
Uzun ve sancılı bir çalışmanın ürünü olan Sagra da Familia ‘nın tamamlanma projesi sanatçılardan mimarlara farklı kesimlerden tepki görmüştü. Salvador Dali "Projeyi sanatçısı olmadan devam ettirmeyi düşünmek bile ihanettir, bırakın kentin ortasında çürüyen bir diş gibi kalsın" demiş, Katalan ressam Antoni Tapies ise projeyi "mimari ve dini bir hata" olarak nitelemişti.
 
 Bunların karşısında inşaatın sürmesini destekleyenler ise "bir binaya resim muamelesi yapılamaz" karşılığını veriyordu. Mimar ölse de projenin ölmediğini söyleyen mimarlık okulu profesörleri Gaudi'nin kendisinin de bu projeyi tamamlayamayacağını öngördüğünü, mimarı kutsallaştırmak için değil ama projeye saygı göstermek için kilisenin tamamlanması gerektiğini savunuyordu.
 
Sagra da familia’ya da diğer her yere ulaşımda kullanabileceğiniz gibi taksiyi öneriyorum.Zira her yer birbirine çok yakın ve taksiler gerçekten ucuz.Yapının etrafını gezerseniz ufak kafeler ve sokak satıcıları gözünüze çarpacaktır.Bir kafede expresso içerken bu müthiş mimariyi izlemek hiç de kötü bir fikir değil inanın.Buradan ünlü Park Güell ‘e gidebilirsiniz.Ancak güneşi batırmamış olmanızı tavsiye ediyorum.Çünkü çizgi filmlerden fırlamış gibi duran bu eğlenceli ve görkemli parkın önünde gerçekten  uzun bir kuyruğa girecek ve biletmatiklerin önündeki görevlilerin bilet almanıza yardım etmelerini ve park hakkında bilgi vermelerini bekleyeceksiniz.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Turizmin Sesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : +90 216 481 51 21