• BIST 1.443
  • Altın 511,277
  • Dolar 8,5484
  • Euro 10,3641
  • İzmir 22 °C
  • İstanbul 19 °C
  • Antalya 21 °C
  • Ankara 17 °C
  • Turizmin Sesi Haziran 2021 28'ncı Sayısı Yayında 
  • Turizmin Sesi Mayıs 2021 27'ncı Sayısı Yayında 
  • Turizmin Sesi NİSAN 2021 26'ncı Sayısı Yayında
  • Turizmin Sesi Haziran 2021 28'ncı Sayısı Yayında 
  • Turizmin Sesi Mayıs 2021 27'ncı Sayısı Yayında 
  • Turizmin Sesi NİSAN 2021 26'ncı Sayısı Yayında

Marmara’nın Yeni Kabusu Deniz Salyasına Karşı Ortak Mücadele

Marmara’nın Yeni Kabusu Deniz Salyasına Karşı Ortak Mücadele
Marmara Denizi’nde ortaya çıkan deniz salyası, Marmara Belediyeler Birliğinin düzenlediği çevrimiçi seminerde 18 Mayıs 2021 Salı günü konuşuldu

TURİZMİN SESİ


Akademi, yerel yönetim, balıkçılık sektörü ve STK’ların bir araya geldiği ve açılış konuşmasını MBB ve Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Doç. Dr. Tahir Büyükakın’ın yaptığı seminerde Marmara Denizi’nde meydana gelen ve son günlerde etkisini iyice artıran deniz salyası problemi gündeme getirildi. Büyükakın, bu probleme ilişkin geliştirilecek ortak eylem planının detaylarını açıkladı.

Marmara Denizi'nde organik yüklerden kaynaklanan ve deniz salyası olarak da bilinen müsilaj varlığı, daha önce muhtelif zamanlarda da olduğu gibi öncelikli olarak deniz ekosistemini tehdit etmekte, ayrıca deniz yüzeyinde meydana getirdiği görüntü ile rahatsızlık oluşturmaktadır. Bu kapsamda, konuyu etraflıca ele alındığı çevrimiçi seminerde Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi Denizcilik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Sarı, İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Hidrobiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Neslihan Özdelice, Sualtı Fotoğraf ve Filmcileri Derneği Başkanı Ateş Evirgen, Marmara Adası ve Köyleri Su Ürünleri Kooperatifi Başkanı Engin Algan ve Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi  Başkanı Mesut Önem konuya ilişkin güncel durumu katılımcılarla paylaştılar.  

“Eylem Planı Hazırlanması ile İlgili Süreci Başlattık” 

MBB ve Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Doç. Dr. Tahir Büyükakın, tarım ve endüstri politikaları, atıksu arıtımı ve gemilerden kaynaklanan sorunlar başta olmak üzere müsilajın nedenlerine değinerek bunun çok boyutlu interdisipliner bir konu olduğunu söyledi. Müsilaj sorununun ancak bölgesel düzeyde tüm paydaşların ve yerel yönetimlerin katılımıyla bir eylem planı kapsamında çözülebileceğini söyleyen Büyükakın, kontrol edilebilen faktörlere ilişkin olarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, belediyeler ve ilgili üniversitelerin ilgili departmanlarıyla işbirliği içinde bilimsel bir heyet önderliğinde müsilajla mücadele için yeni bir eylem planı oluşturulması için mutabakata vardıklarını ifade etti. 

“Kasım Ayından Bu Yana Müsilaj Sorunu ile Yoğun Bir Şekilde Karşı Karşıyayız”

Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi Denizcilik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Sarı, müsilajın uzun süredir sorun teşkil ettiğini ancak kıyılara vurmasıyla birlikte gündeme düştüğünü belirtti. Hızlı koordinasyondan dolayı MBB’ye teşekkür eden Sarı, müsilaj ile ilgili  bilgiler verdi. Sarı; “Marmara Denizi’nde 15-25 derinliğe kadar ışık giriyor. Müsilaj oluşumu için deniz sıcaklığının ortalama sıcaklıktan fazla olması, denizin durağan olması ve besin elementinin fazla olması gerekiyor. Marmara Denizi’nin tüm bu şartları sağladığını görüyoruz. Besin elementi nerde yoğunsa bitkiler orada yoğunlaşıyor ve karşımıza devasa bir sorun çıkıyor. Ekolojik olarak Marmara Denizi çok kötü etkileniyor.”
Marmara Denizi için yeni normale ihtiyacımızın olduğunu ve tedbirler alınması gerektiğini söyleyen Sarı, “Arıtılmadan denize derin deşarjla salınan atıklara son verilmeli, evsel ve endüstriyel atıkların deşarjdan önce kimyasal yükü en az düzeye indirecek ileri arıtmaya tabi tutulmalı, Marmara Denizi havzasında bulunan bütün akarsu ağının atık yükü azaltılmalı, tarımsal üretimde iyi tarım uygulamalarına geçilerek gübre ve ilaç kullanımı kademeli olarak azaltılmalı, Marmara Denizi için bütüncül bir yaklaşımla yeni, iklim değişimini dikkate alan bir atık yönetim politikası benimsenmeli ve bir müsilaj acil eylem planı hazırlanmalı” dedi.    
 

“Müsilaj Ortamdaki Canlılara Yapışarak Onları Öldürüyor”

İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Hidrobiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Neslihan Özdelice, “Müsilajın iç yapısına bakacak olurak çeşitli deniz organizmaları ve tek hücreli canlılar tarafından üretiliyor. Organik bir maddedir ve suda köpürme meydana getiriyor. Yapışıcı olduğu için ortamdaki canlılara yapışıyor. Kimyasal yapısın bakarsak yüksek moleküler ağırlılı polisakkaritlerden oluşuyor. Müsilajın metal ve toksik metal bağlama kapasitesi yüksek oranda oluyor. Suda bakır ve kurşun gibi toksik metal bulunması drumunda tek hücreli canlılar müsilaj salınımını artırıyor ve bu da  bakterilerin artmasına yol açıyor.  

Sualtından Müsilaj Manzaraları Sunuldu 

Sualtı Fotoğraf ve Filmcileri Derneği Başkanı Ateş Evirgen fotoğraflar ve videolar ile denizin içinde ve dibindeki müsilaj oluşumunu katılımcılara gösterdi. Marmara Denizi’nin büyük bir müsilaj tehdidi altında olduğunu söyleyen Evirgen, müsilajın balıkların yuvalarını kapladığını, dipteki hayvanların her birinin müsilaj ile tanışmış durumda olduğunu, deniz salyangozu yumurtası ve yumuşak mercanlar gibi denizin  en kıymetli canlılarının müsilaj ile kaplandığını, midye popülasyonunun çok cidi tehdit altında olduğunu söyledi.  

“Marmara Denizi’nde Balıkçılık Müsilaj Yüzünden Yapılamıyor” 

Marmara Adası ve Köyleri Su Ürünleri Kooperatifi Başkanı Engin Algan, balıkçılık sektörünün müsilaj nedenli mağduriyetini dile getirdi. Algan, “her bir teknede yaklaşık 25 sigortalı işçi çalışıyor. Kasım ayından beri çalışamaz duruma geldik ve birçok tekne Marmara Denizi’ni terketti. Bütün balıkçı teknelerinin yüzde 20’si ağlarını yırtarak tekneye çekti. Bunlar dikildi ertesi gün gene yırtıldı. Marmara Denizindeki balıkçı tekneleri bu işten mağdur oldu. 3 ay sonra balık sezonu başlayacak. Bu sezonun elemanlarını 1 ay öncesinden almak zorundayız. Gene aynı durumla karşılaşmak istemiyoruz. Bir çok teknenin ağları müsilajdan dolayı denizin dibinde duruyor. Suyun yüzeyine çıktıktan sonra herkes bu sorunun farkına vardı. Eylül ayı itibariyle bu sorunun devam edeceğini düşünüyorum. Türkiye’de kontrollü balık avcılığı yok. Bununla ilgili kota getirilmesi lazım. Ağ derinliklerinei balık miktarına kota getirilmeli. Solayısıyla yetkililerin acil önlem almalarını bekliyoruz” dedi.  

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi 2006 Yılından Bu Yana Müsilaj ile Mücadele Ediyor 

Kocaeli Büyükşehir Belediyesinin İzmit Körfezi’nde müsilaja ilişkin yaptığı çalışmaları anlatan Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi  Başkanı Mesut Önem, 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu ile birlikte 2004 yılında İzmit Körfezi ile ilgili yönetim sürecinin  başladığını, 2006 yılında Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’ne gemi ve deniz araçlarına yönelik idari yaptırım yetkisi verilmesi ile de sürecin devam ettiğini söyledi. Önem, “2007 yılında gözlenen müsilaj olayı ile birlikte TÜBİTAK-MAM ile bilimsel çalışmalar başlatıldı. Su Kalitesinin kesintisiz izlenmesi ile Türkiye’deki en uzun ve kesintisiz su kalitesi izleme veriseti Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nde bulunuyor. Bunlar her yıl sonu değerlendiriliyor ve planlama çalışmalarında kullanılıyor” dedi. Mesut Önem, deniz süpürgeleri ile müdahale ederek deniz yüzeyinden bu süreçte yaklaşık 150 ton müsilaj topladıklarını belirtti.
 

Kaynak: Haber Kaynağı
Etiketler:
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Turizmin Sesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : +90 216 481 51 21