• BIST 5.005,30
  • Altın 1075.667
  • Dolar 18.6377
  • Euro 19.6256
  • İzmir 15 °C
  • İstanbul 14 °C
  • Antalya 11 °C
  • Ankara 5 °C
  • Turizmin Sesi Dergimizin Kasım 2022 45'nci Sayısı Yayında 
  • Turizmin Sesi Dergimizin Ekim 2022 44'ncü Sayısı Yayında 
  • Turizmin Sesi Dergimizin Eylül 2022 43'ncü Sayısı Yayında 
  • Turizmin Sesi Dergimizin Kasım 2022 45'nci Sayısı Yayında 
  • Turizmin Sesi Dergimizin Ekim 2022 44'ncü Sayısı Yayında 
  • Turizmin Sesi Dergimizin Eylül 2022 43'ncü Sayısı Yayında 

Yolumuzda Bir Fikrimizde

BORA ÖZGEN

TURİZMİN SESİ


Küresel iklim değişikliğinin etkileri son yıllarda artarken, sonbahar sıcaklık değerleri halihazırda mevsim normallerinin üzerinde seyrediyor. Kış döneminin nasıl geçeceği ise pek çok kişi tarafından merak ediliyor.

Gezginlerin valizi hep kapıdadır onlar için her mevsim özeldir. Bana ne gezdin be abi, gez gez bitiremedin, otur bir evinde kal gibi sözler sarf edenler var haklılar da ama ben valizi kapıda olanlardanım. Hep gezmek doğa ile baş başa kalmak yeni yerler keşfederek, ruhuma huzur vererek mutlu olmaya çalışıyorum. Yeni mekanlara doğru yol alırken, güneş doğmaya başladığı an vardığım mekanın keyfini çıkartıyorum. Gökyüzü siyahtan maviye, maviden turuncuya dönüşken çevredeki kültürel değerler, dağlar, ovalar ve tüm güzellikler gözlerimin önüne serilir.

Gün doğumu ile başlar hayat, nasıl başlarsa öyle gider hayat.

Yolum yine güzel İzmir'e düştü her seferinde 1-2 günlüğüne geldiğimde hiç bir şey anlamadan geri dönüyordum. Bu sefer yine bir iş gezisi dolayısı ile İzmir Seferihisar’a geldim. Önemli bir toplantı sağlık turizmi ile ilgili 2 gün sürecek çalıştayı takip edecektim. Harika bir otelde Seferihisar Royal Teos Thermal Resort Otel İzmir izlenimlerime başladım.

Ama ben bu güzel İzmir'i anlattıklarımdan öte kendim keşfetmek yaşamak istiyordum. Onun içinde 3 gün de kendim için ekleyerek İzmir gezimi 5 güne çıkardım. Yeter mi yetmez tabii ki… İzmir’i anlatmaya günler yetmez…

2 günüm Seferihisar’da geçti. Sonra ise, otelden ayrıldım, 1,5 saat gibi uzakta olan Tire'ye geldim.

Tire de önemli bir yerleşim alanı. Çağlar boyu zengin coğrafyasının sağladığı olanaklarla birçok uygarlıklara (Hitit, Frigya, Lidya, Pers, Helen, Roma ve Bizans) sahne olmuş. Türklerin Tire'yi ele geçirmesinden sonra, Tire'de çok zengin tarihi ve kültürel bir birikim sağlanmış.

Tire, Tarihçi Pachmeres'in deyimi ile "Keşişler Yöresi", Şerafeddin Zafernamesi'nde "Rum'un Meşhur Kenti", Evliya Çelebi'nin Seyahatnamesinde "Şehr-i Muazzam Tire" olarak adlandırılan bir beldedir. Katip Çelebi (1608-1656) Tire'yi "Eski Taht Şehri" olarak nitelendirirken, 1908 Aydın Vilayeti Salnamesinde ilçe "Ulemalar Yatağı" olarak geçmektedir. İzmir’in ilçeleri zengin tarihi ve kültürel bir birikimi ile görülmeye değer.
 
Ben güzel İzmir’in içinde doyarak yaşamak, boyozundan, gevreğinden, köpüklü kahvesinden içerek, deniz kokusuyla sahil boyu yürümek, o muhteşem sokaklarında gezmek istedim. Benim için Tire'den İzmir'e gitmek biraz meşakkatli olmasına rağmen yola koyuldum. Şehirlerarası minibüs ya da saati gelince aktarmalı tren ile İzmir’e gidilebiliyor. Ben şehirlerarası minibüs ile İzmir’e hareket ettim. Yaklaşık 1,5 saat süren yolculuktan sonra Gaziemir Optimum’da indim. Bir yanı sanayi, bir yanı yerleşim alanı. Ben yerleşim alanından geçerek Optimum karşısına geldim.

AMA BİLET YOK KART YOK
Sordum bir büfe İzban Kart satıyormuş, bir İzban Kart aldım. Meğerse İzmir’de bu İzban Kart her ulaşımın anahtarı olmuş. Esbas İstasyonu’ndan İzban’a bindim. Tıkır mıkır Selçuk & Aliağa arası sefer yapan trene bindim. Aynı bizim Marmaray gibi Avrupa yakasından, Anadolu yakasından Gebze’ye gider gibi. Ben Esbas & Alsancak arası 7 durak gittim. Alsancak’a ulaşmam 2-2,5 saat sürdü. Neyse ki güzel İzmir’in güzel ilçesi Alsancak’a geldim.

Bu yazımızda güzel İzmir merkezdeki gezilecek yerleri anlatıp, daha sonra İzmir’in görülmesi gereken beldelerinden biraz bahsetmek istiyorum. Aslında İzmir’in beldelerini gezmek, merkezini gezmekten çok daha keyifli. İzmir gezilecek yerler anlamında o kadar zengin ki baştan aşağı gezmek için zaman verilmez. O yüzden en mantıklısı gözünüze bir ya da birkaç belde kestirip, oralarda takılmak doyasıya gezmek en iyisi ama ben size “İzmir’de Gezilecek Yerler” için bir yol haritası belirleyeyim. Ben Konak, Alsancak ve Karşıyaka arasında gezdim. Diğer yerler bir sonraki geziye belki de Aralık ayında olacak Travel Turkey Fuarı sırasına bıraktım.

Alsancak Acarlar Unlu Mamuller Fırını, Kültür Mahallesi, Kıbrıs Şehitleri Caddesi, Cumhuriyet Meydanı, Alsancak Sevgi Yolu, Kordon, İzmir Saat Kulesi, Konak Pier, Kemeraltı, Kadifekale, Tarihi Asansör, İnciraltı, Muzaffer İzgü Sokak, Kültürpark, Botanik Bahçesi, Bostanlı Sahili, Karşıyaka Çarşısı, Latife Hanım Köşkü Anı Evi, Atatürk, Annesi ve Kadın Hakları Anıtı, Zübeyde Hanım Anıt Mezarı, Teleferik, Tarihi Havagazı Fabrikası Kültür Merkezi, Forum Bornova, Mavi Bahçe AVM, İzmir İstinye Park AVM, Hilltown…
 
İzmir’de gezebileceğiniz yerler bunlara sınırlı mı tabii ki hayır ekleme olur mu? Olur…

Favori yerleden; Karaburun, Çeşme ve Urla’yı kapsayan Yarımada Bölgesi. Diğer taraftan İzmir’in köylerini gezmek, dünya tarihinin beşiklerinden sayılabilecek Selçuk’u görmek, Bergama’nın nostaljik sokaklarında kaybolmak da kaçırılmaması gereken deneyimler.

İyisi mi sizde benim gibi İzmir’i bir seferde değil, bir kaç seferde keşfedin. Her seferinde bambaşka bir İzmir başka bir heyecan yaşayacaksınız. Toplu taşıma kullanmayacağım derseniz her yere yürüme mesafesinde bir mekân var. Ben ilk gün 12 bin adım atmışım.

Toplu taşıma ile ulaşmak da çok kolay. İzmir’in beldelerine gidecekseniz toplu taşıma var ama araç daha iyi olacaktır. İzmir merkezden çıkmayacaksanız, yani tüm zamanınızı Konak Bölgesinde geçirecekseniz, araba kiralamanıza gerek yok.

Konak’ta ve komşu ilçelerinde her yere “İzmirim Kart” ile toplu taşımayla ulaşım sağlayabilirsiniz. Fakat İzmir’in Çeşme, Alaçatı, Urla, Seferihisar, Selçuk gibi turistik yerlerine gidecekseniz araç kiralamanızı tavsiye ederim.

İzmir’de konaklama için ilk karar vermeniz gereken konu hangi semtte kalacağınız.

Konak İzmir’in merkezi. Alsancak, Basmane, Kemeraltı hepsi Konak merkezin kapsama alanında olan semtler. Eğer şehir içinde kalacaksanız hayatınızı kolaylaştırmak için Konak’ta bir otel seçmenizi tavsiye ederim.

İzmir Merkezi’nin dışında ise; Karşıyaka, Bornova, Balçova, Gaziemir gibi ilçeler hem merkeze yakın, hem de hesaplı. Buralarda odalar da daha büyük olabiliyor. Ayrıca arabalıysanız merkezdeki otopark derdinden de kurtuluyorsunuz.
 
İzmir’i deneyimlemeye klasik bir İzmir kahvaltısı olan yumurta – boyozdan başlayalım mı?

İspanyolca’da “küçük somunlar” anlamına gelen “bollos”dan ismini alan boyoz, İspanya’dan İzmir’e göç eden Sefarad Yahudileri’nin İzmir mutfağına kattığı lezzetlerden sadece birisi. Mayasız, milföye benzer bol yağlı bir hamur işi. Alsancak Acarlar Unlu Mamuller Fırını’ndan da boyoz, pişi, gevrek ve soğuk kumru alabilirsiniz. Çay içebileceğiniz hafif kahvaltı da yapabileceğiniz yol kenarı ağaç altı bir yer.

Türkiye’nin sokak lezzetleri ile meşhur şehri İzmir. Ülkenin en iyi kokoreç ve söğüşçüleri İzmir’den çıkıyor. İstanbul’da midye mekânları açılmadan çok önce İzmirliler Kordon’da midye keyfi yapıyorlarmış. Kumru İzmir’den çıkıp, ülkenin favori fast foodlarından birisi olmuş durumda. Çikolata dolgulu bomba ise, çok meşhur. Daha neler neler var bunun lokması, çöpçüsü var.

Zeytin yağlıları da çok meşhur. Girit ve Rumelili göçmenlerin mutfak kültüründen İzmir Mutfağına miras kalan bir çok lezzet var. Ebegümeci, ısırgan, cibez, turpotu, kabak çiçeği dolması, şevketi bostan, radika, deniz börülcesi, hardal otu, kuzu kulağı, semizotu, kuşkonmaz, arapsaçı, pazı, ıspanak gibi zeytinyağlı ot yemekleri ve enginarlı, kabaklı, patlıcanlı, taze fasulyeli, barbunyalı diğer zeytinyağlı yemekleri çok lezzetli.

İzmir’in her beldesinde isim yapmış balıkçı var. Merkezde balık yiyebileceğiniz adreslerin hepsi Kordon’da kümelenmiş durumda. Ama merkezden çıkıp, Urla, Çeşme ve Seferihisar’ın sahil kasabalarına en olmadı merkezin İnciraltı veya Güzelyalı sahillerine gittiğiniz zaman keyfiniz tabi ki katlanıyor. Balçova’ya bağlı İnciraltı mevkii, İzmir’in en çok tercih edilen yerlerinden. Burada balığı, Kordon’a göre daha uygun fiyata yersiniz. Her öğününüzde mutlaka farklı farklı birkaç ot yemeğini veya zeytinyağlıyı ortaya isteyip deneyin.

Alsancak İzmir’in merkezi. Gece hayatının, alışverişin, sosyal hayatın nabzı da burada atıyor. Kültür Mahallesi İzmir’in Nişantaşı’sı. En güzel kafeler, restoranlar, dükkanlar burada yerleşmiş. Kıbrıs Şehitleri Caddesi ise, uygun fiyatlı dükkan ve fast foodcuları ile İstiklal Caddesi’ne benziyor.

Ayrıca İzmir’in en meşhur boyozcusu Alsancak Acarlar Unlu Mamuller de Alsancak’ta yer alıyor.

Bir başka benzerlik de caddeyi dikine kesen sokakların şehrin en popüler barlarına ev sahipliği yapması.

Kahve içmek için yanyana sıralanmış dükkanları bulabilirsiniz. Alsancak Sevgi Yolu ise, palmiyelerin süslediği, iki tarafında kitap ve takı tezgâhlarının dizildiği kısa bir yürüyüş yolu.

Müzeler ve Galeriler ise; Atatürk Müze Evi, İzmir Mask Müzesi, İzmir Neşe ve Karikatür Müzesi, Arkas Sanat Merkezi.

Havagazı Fabrikası da çeşitli etkinliklere ev sahipliği yapıyor. İzmir sanayisinin sembol yapılarından olan Tarihi Havagazı Fabrikası da İstanbul’daki Santralistanbul gibi zamanla işlev dışı kalmış bir sanayi tesisinin restore edilerek yeniden işlevselleştirilmesiyle oluşturulmuş bir kültür-sanat alanı. 1862 yılında yapılmış olan ve 1955 yılında kapatılana kadar şehrin havagazı ihtiyacını karşılamış olan fabrika 2008’de içinde sergi salonları, atölyeler, açık hava seyir alanı olan bir kültür sanat merkezine dönüştürülmüş. Bir ara içeride akşam konserleri gerçekleştirilen mekan şimdilerde gençlerin özgürce proje üretebilecekleri, projelerine ilişkin prototiplerini atölyelerde gerçekleştirebilecekleri Havagazı Gençlik Yerleşkesi olarak kullanılıyor.

Bunun yanında ise, Fuarizmir etkinlik açısından takvimi oldukça yoğun. Bazı Alsancak klasikleri ise Reyhan ve Sevinç Pastanelerini de unutmamak gerekir. Sevinç Pastanesi nesilden nesile gelmiş şimdi torun bir bayan tarafından işletiliyor.

İzmir’i en iyi hissedeceğiniz yer hiç şüphesiz Kordon Boyu. Gün batarken pikniğini, köpeğini, gitarını, çocuğunu, sevgilisini, eşini, dostunu kapan İzmirliler Kordon olarak bilinen merkezdeki sahile doluşuyor. Nostalji tramvay eşliğinde yayılan örtülerde keyif yapıp, bira içiyorlar.
 
Asıl ismi Atatürk Meydanı olan ama herkesin Konak Meydanı diye bildiği yerde bulunan Saat Kulesi İzmir’in sembolü. 1901 yılında, Sultan Abdülhamit’in tahta çıkışının 25. yılı şerefine Sadrazam Küçük Said Paşa tarafından yaptırılmış. Zarif görünümüyle Konak Meydanı’nı bir inci gibi süslüyor. Hatta Gürcüler çok beğendikleri için bir kopyasını Batum’a dikmişler. Yapımı esnasında ilk başta Paşa’ya üzerindeki zarif taş işçiliği için uygun olan taşın Hindistan’dan getirilmesi gerektiği söyleniyor. Fakat bir taş ustasının Denizli’de bulunan taş cinsinin yumuşak olduğunu ve kolay işlenebileceğini söylemesi üzerine, yapımında kullanılacak taşlar Denizli Sarayköy’den trenle Alsancak’a getiriliyor. Kulenin Saati de İmparator 2. Wilhelm’in İzmir’e hediyesi. Saat, ağırlık sisteminin çarkı döndürmesiyle çalışıyor. Zincirlere 5 kilogramlık ağırlıklar asılıyor ve bu ağırlıklar zinciri bir haftada aşağıya indiriyor. Bir hafta sonra görevliler tarafından zincirler yeniden kuruluyor ve saat çalışmasını bu şekilde devam ettiriyor. Saat kurulduğu günden bu yana yalnızca bir kere durmuştur. 5.2 şiddetindeki 1974 İzmir Depremi sırasında hasar alan kulenin saat kadranları üzerindeki son kat yıkılmış ve saat depremin oluş saati olan 02:04'te durmuştur.
 
Pasoporttan Karşıyaka’ya hızlı feribot veya motorla geçerken martılar size eşlik etsin, pelikanları seyredin. Karşıyakalılar kendini İzmirli görmüyor biz Karşıyakalıyız 35,5’uz diyor sizde gezin gerçekten öyle mi görün isterim. Yani Trabzon misali Ofluya Trabzonlumusun diye sorulduğunda  yok Of'luyum dediği gibi bir şey…

Karşıyaka ise İzmir’in Anadolu Yakası gibi…Konak ilçesinin tam karşısında, İzmir Körfezi’nin öteki ucunda bulunduğundan ismi Karşıyaka olmuş. Buraya ulaşım için tavsiyem, pasaporttan vapuru kullanmanız.

KARŞIYAKA’DA UĞRAYABİLECEĞİNİZ NOKTALAR
Bostanlı Sahili: Bostanlı, Karşıyaka’nın sahil semtlerinden. Yani Konak için Alsancak ne ise Karşıyaka için Bostanlı da o. Burada yapılacak en güzel iki şey, herhangi bir kafede veya barda takılmaca veya İstanbul’un Caddebostan sahiline benzeyen sahil kenarındaki taşlık alanda oturup gün batımını izlemece.

Karşıyaka Çarşısı: Karşıyaka İskele’nin karşı sokağında bulunan, dükkanlar, cafeler, kitapçılar, mağazalar, restoran ve cafelerin sıralı halde sağlı sollu cadde boyunca uzandığı çarşı.

Latife Hanım Köşkü ve Anı Evi: Uşakizadelerin yazlık köşkü olarak 1860’lı yıllarda yapılmış, Atatürk’ün annesi Zübeyde Hanımın ömrünün son günlerini geçirdiği ve vefat ettiği yer olan Latife Hanım Köşkü ve Anı Evi. Köşk, restore edilerek 2008’de anı evi olarak ziyarete açılmış. Müzede o döneme ait olan eşyalar ve Yılmaz Büyükerşen tarafından yapılan balmumu heykelleri bulunuyor. Yaz dönemi Pazar günleri hariç diğer günler, kış dönemi Pazartesi günleri hariç diğer günler 09.00-18.00 saatleri arasında ziyarete açık. Giriş ücretsiz.

Atatürk, Annesi ve Kadın Hakları Anıtı ve Zübeyde Hanım Anıt Mezarı: Karşıyaka Alaybey sahilinde, Atatürk, Annesi ve Kadın Hakları Anıtı’nı ve Atatürk’ün annesi Zübeyde Hanım’ın anıt mezarını da ziyaret etmeyi düşünebilirsiniz.

İzmir’i gezmek için bir gün yeter mi?
Yetmez…
O zaman fırsat buldukça gelmek gerek…

Bu ve buna benzer yazılarımız için www.turizminsesi.com ‘u, Turizmin Sesi Youtube ve İnstagram sayfamızı ziyaret edebilirsiniz…

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÇOK OKUNANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 27 Şubat 2007 Turizmin Sesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : +90 216 481 51 21