• BIST 108.153
  • Altın 153,903
  • Dolar 3,8325
  • Euro 4,5073
  • Ankara -1 °C
  • Antalya 8 °C
  • İstanbul 14 °C
  • İzmir 7 °C
  • The Populist, İstanbul’un gözde lokasyonlarından Bebek’te sevenleriyle buluşuyor 
  • TÜRSAB'da  Genel Kurulun Ertelenmesine İlişkin Bakanlık Duyurusu yayınlandı
  • Alo "176" Turizm İhbar ve Şikayet Hattı
  • The Populist, İstanbul’un gözde lokasyonlarından Bebek’te sevenleriyle buluşuyor 
  • TÜRSAB'da  Genel Kurulun Ertelenmesine İlişkin Bakanlık Duyurusu yayınlandı
  • Alo "176" Turizm İhbar ve Şikayet Hattı

TURİZMDE KRİZ AŞILMALI

KONUK YAZAR
Türkiye’nin uyguladığı çelişkili Suriye politikası nedeniyle oluşan çıkmazlar sonucunda imzalanan Avrupa Birliği Geri Kabul Anlaşması,  Türk turizm sektörüne olumsuz olarak yansıyan konuların arasındadır. Kasıtlı olarak ülkemizin güvenli olmadığına dair oluşturulan kanaat sonucunda Türk turizminin Avrupa’da uğradığı imaj kaybı,  Rus uçağının düşürülmesiyle meydana gelen kriz ve ardından Ankara ve İstanbul’un kalbinde düzenlenen hain saldırılar neticesinde turizmde son yılların en sıkıntılı dönemlerinden biri yaşanmaktadır. 
 
Turizmde krizin boyutları gitgide derinleşmektedir. Hali hazırda ortada yaklaşık 6,5 - 7 Milyon turist ve yaklaşık 5 - 5,5 Milyar Dolar kayıptan söz edilmektedir. Bu verilere ilişkin Ortadoğu ülkelerine geri kabul anlaşması gereği vize uygulanmasının başlamasıyla turizm gelişleri ve gelirlerinde kayıplar daha da artış gösterecektir. 
 
2016’yı hasarsız atlatmak için TUROB ve TURSAB gibi STK’ların ileri sürdüğü olumlu görüşlerin yanı sıra bazı turizmcilerin yurtdışına çıkışları zorlaştırarak turizm gelirlerindeki kayıpları iç turizmle telafi edebileceği gibi tutarsız tartışmalar yapılmaktadır. 
Bilindiği üzere turizm endüstrisinin incoming ayağı, ülke ekonomisi için vazgeçilmez faaliyet alanlarından birini teşkil etmektedir.
 
Bu endüstrinin makroekonomiye etkileri;
- Öncelikle büyümeyi desteklemektedir,
- Dış ticaret açıklarının kapatılmasında son derece önemli bir enstrüman konumundadır,
- Turizm gerek doğrudan gerekse dolaylı olarak toplam istihdam içinde vazgeçilmez bir öneme sahiptir. 
Bu ekonomik kriterler dikkate alındığında turizm gelirlerinde kayıpların iç turizmle telafi edilmesi bilimsel olarak mümkün değildir. İç turizmle ekonomi büyür, ancak ülkelerin ihtiyacı olan döviz rezervleri ve cari açığa bir katkısı olamaz. İç turizmin geliştirilmesi yurtdışına çıkış yasakları ile değil farklı yöntemlerin uygulanması ve turizmciler arasında tartışılarak devletin desteğiyle yöntem geliştirilmesi ile mümkün olabilir. 
 
Geri kabul anlaşmasının ana hedefi Avrupa’ya göçü önlemektir. AB’nin geri kabul anlaşmasını uygulamak koşuluyla Türkiye’ye serbest vize uygulaması da bir kandırmacadır. Anlaşma Türk turizmi için nimet değil bir külfet mahiyetindedir. Uluslararası turizm endüstrisinde ülke ekonomileri için çıkışlar değil yurtdışından gelişler önem arz etmektedir.
 
Geri Kabul Anlaşmasının imzalanmasının ardından TUROB Başkanı Timur Bayındır’ın Türkiye’nin 89 ülkeye vize uygulanacağına dair açıklaması Dışişleri Bakanlığı tarafından doğrulanmamasına rağmen uygulamaya geçildiği müşahede edilmektedir. Ancak Türkiye’nin, turizm sektöründe hali hazırda önem arz eden Ortadoğu ülkelerinden Mısır’a gereksiz yere vize uygulaması sebebiyle ticaret ve turizm hacmimiz yüksek miktarlarda azalmıştır. Aynı vize uygulaması Libya için de söz konusudur. Birkaç gün önce Irak’a vize uygulaması ile Bağdat ve Necef’ten tüm tarifeli özel uçuşların büyük bir bölümü seferlerini iptal etmiş olup, THY’nin de bu sebeple kayıpları artmaktadır. 
 
2015 için Ortadoğu ve Kuzey Afrika’ya bakıldığında en büyük artışın %30 oranında Suudi Arabistan ve Kuveyt’ten, %20 oranında Ürdün ve Libya’dan gerçekleştiği, Afrika’dan %5 oranında bir artışın yaşandığı görülmektedir. Ancak Mısır üzerinde yaşanan vize sorunu nedeniyle gerileme kaydedilmiştir.
Turizm için bir taraftan yoğun bir şekilde tanıtım faaliyetleri yapılırken diğer taraftan ağır koşullar altında vizenin uygulanması bir çelişki değil midir? 
 
Halihazırda en fazla turist Ortadoğu’dan geldiğine göre bu husus ilgililer tarafından dikkate alınmalı ve uygulamaya konulan B Planına uluslar arası trafiğe açık tüm hava meydanları yılın sonuna kadar dahil edilmesinde yarar görülmektedir. Turizm, ihracatçılar gibi desteklenmeli, KDV oranı %8’e düşürülmeli, SSK primlerinde de indirim sağlanmalıdır. 
 
Dr. Cüneyt Mengü
Cuneyt.mengu@mercanonline.com
 
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Turizmin Sesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : +90 216 481 51 21