• BIST 109.314
  • Altın 273,392
  • Dolar 5,8112
  • Euro 6,4329
  • İzmir 8 °C
  • İstanbul 7 °C
  • Antalya 10 °C
  • Ankara 3 °C
  • TURİZMİNSESİ e-Dergi Kasım sayısı yayında
  • Turizmin Sesi Dijital Dergisi Ekim Sayısı 322 sayfa  okumanız dileğiyle
  • Turizm- Konaklama- Dernekler- Otomoto- Spor – Moda Dünyası- Sağlık Haberleri İçerikleriyle dopdolu 322 sayfa okumanız dileğiyle …
  • TURİZMİNSESİ e-Dergi Kasım sayısı yayında
  • Turizmin Sesi Dijital Dergisi Ekim Sayısı 322 sayfa  okumanız dileğiyle
  • Turizm- Konaklama- Dernekler- Otomoto- Spor – Moda Dünyası- Sağlık Haberleri İçerikleriyle dopdolu 322 sayfa okumanız dileğiyle …

1618 SAYILI YENI YASA ÖTESİ  ve KAÇAK ACENTACILIK 

ÇİĞDEM DİNÇ

TÜRSAB’ın 1618 sayılı yasa ile ilgili yapmaya hazırlandığı değişiklikler ve düzenlemeler ile ilgili  teklif edilmesi düşünülen yeni acente teminat bedeli ve yenilenecek   yasa ile ilgili önerilerimi paylaşmak istedim.

Keyif ile okumanız dileği ile …

Yasada ilk dikkat çeken madde yeni acenta açmanın zorlaştırılması, yeni acenta açma maliyetinin en az 200 Bin Türk Lirasının üzerine çıkarılması ki bu turizm sektörüne en büyük darbeyi vuracak bir karar olarak düşünülmesinde yarar vardır. 

Bu maddenin kabulü uzun yıllardır savaş verilen kaçak acentacılığın teşvikine neden olabilecektir. Ayrıca sektörde tekelleşmeye neden olacak ve şu an mevcut olan hiçbir probleme çözüm sağlayamayacaktır. 

Bu maddenin şu anki seyahat acentası açma bedelinin korunarak, seyahat acentası açmanın kriterlerine illa da büyük sermayedar olma koşulundan öte bu sektöre gerçekten emek vermiş veya vermeye hazır deneyimli bilgili bilinçli ve en önemlisi turizm konusunda eğitim almış kişilerin seyahat acentası açabilme yetkisinin olmasında sektöre en büyük artı değer getiren bir gelişme olacak ve yasada bu şekilde yerini bulmuş olacaktır. Ancak sektör bu şekilde gelişebilecek bacasız fabrikalar ülkeye hizmet üretebilmek adına birbiri ile yarışarak en kaliteli servisi verebileceklerdir. Sermayenin bilgi ve deneyimin eğitimin önüne geçtiğini düşündüğümüzde sektör geri dönülmez bir yola girerek küçülür. Ve sonunda tekelleşerek yok olan bir sektör ortaya çıkacaktır. 
 
TÜRSAB, Türkiye Seyahat Acentacılar Birliği adından da anlaşılacağı gibi birlik ve beraberlik sağlayan bir oyun kurucu olarak sektörün tüm bacaklarını bir araya getiren bir STK olmalıdır. Rehberler, Oteller, Eğlence Sektörü, Transfer araçları, Part time eleman- personel sağlayıcı insan kaynakları firmaları, Restaurantlar, Promosyon ürünler tedarikçiler, Halkla İlişkiler Firmaları, Matbaalar ve Ozalitçiler vs., Teknik ekipman tedarikçileri, Sigorta ve Banka  gibi 50 sektörü bir araya getiren turizm sektörünün oyun kurucuya ihtiyacı vardır. 

Bu yasanın temelinde olması gereken yeni acentaları açılmasına maddi engel getirmek yerine teşvik sağlanmalı, acenta kurulumu için yukarıda saydığım kriterler başta olmak üzere ek gerekli kriterler ile sektör deneyimli , eğitimli emekçilerin eline bırakılmalıdır. 

Oyun kurucu rolünü üstlenen STK bu sektöre yön verecektir ve bu STK’ da mutlaka TÜRSAB olmalıdır.
Üye gücüne ve üyesine sahip çıkabilmelidir. Seyahat Acentalarına artı değer katmak ve verilen hizmetleri güvence altına almak ise amaç; bunun yolu ulaşılamaz teminat ve kurulum tutarları ile değil yurtdışında uygulanan sistemleri ve modelleri ülkemizin şartlarına uyarlamaktan geçmektedir. 

Kurulum bedelinin artırılması şu gün oylansa seyahat acentası sahipleri şirketlerinin değerlerinin artacaklarını düşünerek EVET oyu ile bu değişikliği ezici çoğunlukla kabul edebilirler ki bu oylama sonucu ancak; günü kurtarmaktan öteye geçmeyeceği gibi, haksız rekabete neden olarak yasal engeller ile karşılaşılma ihtimali yüksektir. Acentasını yüksek meblağlar ile devretmek satmak isteyecek deneyimli acentacılarda olabilecektir ki bu şekilde de büyük deneyim kayıpları yaşanabilir. 

Uzun yıllar boyunca; otelcilik sektöründe büyük sermayedarlar olarak açılan patron otellerinin akıbeti ortada; bu konuyu  göz önüne alarak ve lütfen seyahat acentacılığı mesleğinin bu şekilde patron acentacılığına dönüşerek yok olmasına izin vermemek için yeni yasa için gerekli düzenlemeleri yaparak gelecek kuşaklara sektörün sürdürülebilir olmasını sağlamalıyız. Milli servetimizin boşa heba olmasına izin vermemeliyiz. 

Eğer amaç verilen hizmet ve alınan hizmet ile, tüketiciyi ve tedarikçiyi koruyabilmek ise bu yasa; tüm dünyanın her tarafında koruma şekli olan  ‘’sigorta sistemi’’ yolu ile olmalıdır. Bu yolda; Travel Bond sistemi Türkiye’de uygulanmaya başlanması ile mümkün olabilecektir.  Türk Seyahat Acentalarıda tüketicilerde, tedarikçilerde, yabancı misafirler, tur operatörleri de bu sayede devlet destekli güvenli turizme başlasın. Travel Bond Sistemi ile; firmanın büyük veya küçüklüğü ile değil, tamamen güvenirlilik, işgücü ve elbette şirketin kapasitesi kadar teminata dayalıdır. Tüm kaynakların bir arada kullanıldığı havuz sitemi ile; Sigorta şirketinin %100 mağduriyete karşı şirketi ve tüm yolcularını güvenceye alabilir. Bu konunun Türk Turizmcileri Platformu çatısın ilk projelerinden birisi olması verimli olabilsin.

Yeni yasada başka neler olmalıdır? 

Çözüm nelerdir? 

  • 2019 yılında kurulabilecek; Türk Turizm Platformu veya Konseyi ile birlik beraberlik güçlü Türk Turizmi etkisi sağlanabilir. Türk Turizm STK’ların, Birliklerin tek bir çatı altında toplanarak Kültür ve Turizm Bakanlığına kanun ile bağlı bir Türk Turizm platformunda ortak hareket etmeleri sağlanabilsin.

 

  • Ülkemize yurtdışından karayolu ile girişlerde; tüm gümrük kapılarının modern, teknolojik alt yapı ile donatılmış, Türkiye’ye yakışan bir standartta getirilebilsin, diğer bir dileğimdir.

 

  • Cruise gemilerinin tekrar limanlarımıza geri dönmelerini sağlamak amaçlı gemilerden ve yolculardan alınan tüm harç ve vergilerin tekrar gözden geçirilerek cazip hale getirilmesini sağlanmalıdır. Türk Cruise Gemi markalarının aynı yerli tur operartörü mantığı ile uluslararası sularda Türkiye’ye turist getirmesi için teşvikler sağlanabilsin.

 

  • Ülkemizde turistik hizmetler veren otellerin, restaurantların, lokantaların, müzelerdeki yiyecek içecek mekanlarının, içkili ve içkisiz olarak ayrılmaması, ülkemize gelen turistlerin ve yerel halkın özgürce her istedikleri yerde her istediklerini yiyip içerek Türk kültürünü öğrenebilmeleri ve yaşayabilmeleri sağlanabilinmelidir. Ayrıca üniversitelerin gastronomi derslerinde içki tadım derslerinin yeniden seçmeli olarak konulmasında fayda vardır. Herkesin özgür olduğu ülkemizde, uluslararası eğitim kurumlarının müfredatlarına uygun olsun.

 

  • Köylerden kasabalara eğitim enstitüleri yeniden açılmalı laik ortamda verilecek mesleki eğitimlerle, çiftçilik, hayvancılık, Türk El Sanatları teşvik edilmeli, kadınlar ve kızların okuma yazma düzeyleri artırılmalıdır. Okuma Yazma bilmeyen kimse kalmamalıdır. Köylerde mesleki eğitimlerle köy hayatı teşvik edilerek, üretim artırılmalıdır. Yerli Yabancı turistlere karşı yöre halkının ürünlerinin tanıtımı satışı, turiste Türk misafirperveliğini gösterebilme ile ilgili farkındalık eğitimleri verilmeye başlansın

 

  • T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığının  sürdürülebilir turizm politikası ön plana çıkarılmalıdır. Sanatın gücünün tekrar farkına vararak ülkemizdeki sanat etkinliklerinin sayılarının artırılması ve Sanat konusunda tanıtım pazarlama projelerinin hayata geçirilmesi için tüm kaynakların seferber edilmesi gereklidir. Turizm Birliklerinin, STK’ların ülkenin turizmine katkı sağlayacak artı değer katacak projeler üretilsin. Destinasyonların marka değerlerinin oluşabilmesi için; destinasyon Belediyeleri ve Ticaret Odaları ile ortak hareket ile destinasyonların ürünleri pazarlanabilinmeli ve sürdürülebilir projelerle örnek destinasyonlar yaratılabilinsin. Mesela; 2020-2021 takvimi için Formua1 yarışlarının İstanbul’a geri gelmesi için tüm girişimlerin başlaması ve takvime girmeye hak kazanabilsin. Yeni yasa ile; Türk Turizmine ve Türkiye ye gelen ve yerli turistlere sahip çıkma yılı başlasın ve pozitif ayrımcılık ile  Birlik, Beraberlik içinde sağlıklı musmutlu güzel günlerle dolu yıllar geçirelim…
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Turizmin Sesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : +90 216 481 51 21