• BIST 1.338
  • Altın 462,956
  • Dolar 7,9585
  • Euro 9,4589
  • İzmir 16 °C
  • İstanbul 11 °C
  • Antalya 19 °C
  • Ankara 8 °C
  • Turizmin Sesi Dergimizin KASIM sayısı yayında
  • Turizmin Sesi Dergimizin Ekim sayısı yayında
  • Turizmin Sesi Dergimizin Eylül sayısı yayında
  • Turizmin Sesi Dergimizin KASIM sayısı yayında
  • Turizmin Sesi Dergimizin Ekim sayısı yayında
  • Turizmin Sesi Dergimizin Eylül sayısı yayında

Bisiklet Sevdalılarının TÜRKİYE Aşkı!

Bisiklet Sevdalılarının TÜRKİYE Aşkı!
Hollandalı Melanie, Türkiye ve Türkçe sevdası için iki ay pedal çevirdi

TURİZMİN SESİ


Hollanda / HABER İlhan KARAÇAY - Hollandalı bir çift, 8 ay yolculuktan sonra, korona nedeniyle Türkiye’de 6 ay daha kalacak. Bir önceki Türkiye ziyaretinde, Türk insanına ve Türk diline hayran kalan Hollandalı, Türk dili için Orta Asya’ya kadar gidecek. Hollandalı çift, Mersin ve çevresini ‘Muhteşem güzellikler ve dünya iyisi insanlar’ olarak tanımlıyor. 

İlhan KARAÇAY derledi:
Bisikletleri ile dünya turuna çıkan pek çok insanın maceralı hikâyelerini okumuşsunuzdur.
Bu hikâyeler arasında harika olanları da vardır.
Benim anlatacağım iki hikâyenin ise bir başka özelliği vardır. 
Hikâyelerin birincisinde, Türkiye ve Türkçe’ye hayran kalmış olan bir Hollandalı bayanın öyküsünü, ikincisinde ise, Nepal’a giderken Türkiye’de mahsur kalan bir Hollandalı çiftin öyküsünü okuyacaksınız.

hollandali-melanie.jpg

Ajansların da servis ettiği ilk haber şöyle:
Hollanda’dan bisikletiyle Orta Asya’ya doğru yola çıkan Türkçe aşığı Hollandalı Türkolog Melanie Deegen, Kırklareli’nin Lüleburgaz ilçesindeki bisiklet akademisine geldi. Deegen, hedefinin Türkçe’nin doğduğu topraklar olan Orta Asya bozkırlarına bisikletiyle gitmek olduğunu söyleyerek, “Korona virüsü yendim. Şimdi sıra dünyayı bisikletimle yenmekte” dedi.

Hollanda’da özel eğitim öğretmeni olan 62 yaşındaki bayan Türkolog Melanie Deegen, gençliğinden beri içinde olan dünyayı bisikletiyle gezme hayalini gerçekleştirmek için harekete geçti. Mart ayında korona virüse yakalanan ancak hastalığı yenmeyi başaran ve 1 Eylül’de bisikletiyle yola koyulan Türkolog Degeen, 62’nci günde Lüleburgaz’a ulaştı. Yaşına rağmen gençlere taş çıkartan Deegen, hedefinin ise hayranı olduğu Türkçe’nin izinde Orta Asya’ya kadar bisikletiyle gitmek olduğunu söyledi.

Türkiye ve Türkçe’ye hayran
Daha önceden Türkiye’ye geldiğini hatırlatan Deegen, bu sırada Türkçe’ye ilgi duyduğunu söyledi. Ülkesine döner dönmez Türkçe kursuna yazıldığını söyleyen Deegen, kursun ardından üniversiteye yazılarak Türkoloji okumaya başladığını belirtti. Her fırsatta Türkiye ve Türkçe’ye hayran olduğunu dile getiren Deegen, “Türkçe ve Türk tarihini çok iyi biliyorum. Ama ne yazık ki Hollanda’da konuşmaya konuşmaya Türkçe’yi unutuyorum. Türkiye çok güzel bir ülke. İnsanları çok cana yakın. Misafirperver. Türkçe’yi çok seviyorum. Türkçe şiir gibi bir dil. Onun için Türkçe’yi öğrendim” ifadelerini kullandı.

Hedefi Orta Asya
1 Eylül Dünya Barış Günü’nde yola koyulan Deegen, hedefinin ise Türkçe’nin ve Türk’ün doğduğu Orta Asya bozkırları olduğunu söyledi. Deegen, “Dünya turu yapıyorum. Hollanda’dan Orta Asya’ya kadar gideceğim. Zaman olursa daha da ileriye gideceğim. Kırgızistan’a, Kazakistan’a bisikletle gitmek istiyorum” diye konuştu.

İzlenimlerini de akıcı Türkçesiyle aktaran Deegen, “Lüleburgaz’da çok güzel yerler gördüm. Lüleburgaz Yıldızları Kadın Akademisi gibi büyük bir bina gördüm. İnsanlar burada çok modern. Orada çalışan kadınları görünce çok mutlu oldum. Bunun yanında Lüleburgaz Yıldızları Motosiklet ve Bisiklet Akademisi’ne (LYMBA) gibi bir yeri ilk defa burada gördüm. Hollanda’da böyle bir şey yok. Bizde spor akademileri var ama böylesine bir akademi yok. Sadece bisiklet tutkunları için bir akademi yok” şeklinde konuştu.
İnternetten buldu

Bisikletçilerin kullandığı internet uygulaması üzerinden LYMBA’yı bulduğunu söyleyen Deegen, akademiyi bulmasında Lüleburgaz Bisiklet Derneği’nden İnanç Zorlutuna’nın emeğinin büyük olduğunu belirtti. Deegen, “İnanç’la birlikte Lüleburgaz turu yaptık. Lüleburgaz çok modern bir şehir” ifadelerini kullandı.

“Hala enerjim var”
Yaşının 62 olmasına rağmen kendini 22 yaşında gibi hissettiğini söyleyen Deegen, “Bisikletle dünyayı gezme planını korona virüsten önce yaptım. Bu şimdi yola çıkmak için tam zamanı. Hem hala enerjim var, hem de gücüm yerinde. O zaman bisiklet artı uçakla Kırgızistan’a gitmek istiyordum. O zaman korona virüs hastalığına yakalandım. Antrenman yapamamıştım. Biraz zayıflamıştım. Ama planımı değiştirmedim. Belki havaalanı kapalı olabilir diye bisikletle yola çıktım. Korona virüsü yendim, şimdi de bisikletle dünyayı yeneceğim” dedi.

İKİNCİ HİKÂYE
Hollandalı bir çift, 8 ay yolculuktan sonra, korona nedeniyle Türkiye’de 6 ay daha kalacak
Özellikle Mersin ve çevresini ‘Muhteşem güzellikler ve dünya iyisi insanlar’ olarak tanımlıyorlar.

2 Mart 2020 tarihinde Hollanda’nın Barneveld kentinden bisikletleri ile Nepal yoluna düşmeden  önce, aile bireyleri ve dostları tarafından alkışlarla uğurlandılar. Aylar sonra kasım ayına geldikleri zaman, bisikletlerinin göstergesindeki kilometre sayısı 15.000 olmuştu. Çok neşeli günler geçirdikleri gibi, kendilerini ağlatacak olaylar da yaşadılar. 15 bin km’den sonraki planları Nepal idi ama, onlar Adana’ya gelmeden önce doğu istikametinden vazgeçip batıya doğru yöneldiler. Araştırmalarına göre Mersin’de ihtiyaçlarını giderecek nitelikte alışveriş merkezleri vardı. Mersin’e doğru pedal çevirmeye başladılar.

Bundan sonrası çiftin ağzından okuyalım:
‘Mersin’e geldiğimiz zaman ilk işimiz, üzerimizde eskiyen t-shirtleri atıp yenilerini giymek oldu. Dağ yollarından kurtulmuş, ova düzlüğünde pedal sallamanın zevkini çıkarıyorduk. Deniz kıyısına geldiğimiz zaman dünyamız değişti. Çadırımızı istediğimiz yere kurabiliyorduk. Güneşin doğuşu ile günbatımını resimlemeye doyamıyorduk. İnsanlar da çok cana yakındı. Çadırımıza evlerinden tencereler ile yemek taşıyordu Akdenizli Türkler. Alanya’ya doğru yol alırken muz bahçeleri bizi adeta büyüledi. Evlerin diplerine kadar yakın yerlerde seral kurulmuştu. Muz salkımları naylon torbalar içinde korunuyordu. Bunlar bizim gönlümüze su serpen günlerimizdi.’
  
Hollandalı çift, artık Hollanda’ya dönüş planları yapmaya başlamıştı. Ama dönüş yolu engellerle doluydu. Kışı geçirmek istedikleri Yunanistan’a giriş yasaktı. Türkiye’de kalış süreleri de kısıtlıydı. Vizelerini uzatmak için Göç Dairesi’ne gitmeleri gerekiyordu.

Bakınız bu konudaki sorunu nasıl anlatıyor Hollandalı çift:
‘Alanya ve Antalya’daki Göç Dairelerinden randevu almak imkânsızdı. Korona nedeniyle sıkı önlemler alınmıştı. Bize sıra gelmesi için çok beklememiz gerekiyordu. Araştırdık ve Kemer’de hemen başvurabileceğimizi öğrendik. Kemer 180 km ötedeydi. Gitmekten başka çaremiz yoktu. Gittik ve vizemizi uzattık’

Hollandalı çift, kışı Yunanistan yerine Türkiye’de geçirme kararı almıştı. Kemer’de çok ucuz bir otel bulmuşlardı. Bu otelde 6 ay kalmayı planladılar. Şimdi tek sorunları, vizelerini 6 ay daha uzatabilmek.

Hollandalı çift, Türkiye maceraları için şunu söylüyorlar:
‘Burada çok şey öğrendik. Asıl insanlığı burada tanıdık. Şimdi bisikletimiz ile geldik ama, bundan sonraki gelişimiz lüks karavan ile olacak. Türk insanına teşekkür borçluyuz.’ Bu yaşananlardan sonra bir dondurmacıya uğrayıp iki külah dondurma ile yüreklerini soğutan Hollandalı çift, ‘Bizim ikinci vatanımız artık Türkiye’dir’ dediler.
 

Kaynak: Haber Kaynağı
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Turizmin Sesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : +90 216 481 51 21