• BIST 109.050
  • Altın 153,015
  • Dolar 3,8375
  • Euro 4,5051
  • Ankara 11 °C
  • Antalya 17 °C
  • İstanbul 14 °C
  • İzmir 17 °C
  • TÜRSAB'da  Genel Kurulun Ertelenmesine İlişkin Bakanlık Duyurusu yayınlandı
  • Osmanlı Şerbetlerinin Adresi Şerbetçi Ali Baba
  • Alo "176" Turizm İhbar ve Şikayet Hattı
  • TÜRSAB'da  Genel Kurulun Ertelenmesine İlişkin Bakanlık Duyurusu yayınlandı
  • Osmanlı Şerbetlerinin Adresi Şerbetçi Ali Baba
  • Alo "176" Turizm İhbar ve Şikayet Hattı

TÜRK MUTFAĞININ FARKI

KONUK YAZAR

TÜRK MUTFAĞINDA KAHVALTI FRANSIZ MUTFAĞINDAKİ KAHVALTIDAN DAHA SAĞLIKLI

İnsanlık tarihi kadar eski olan beslenmeye yönelik faaliyetler insanoğlu için her zaman öncelikli olmuştur. Çünkü beslenme fizyolojik ihtiyaçlardan biridir. Hayatın devamlılığı bu ihtiyacın karşılanmasına bağlıdır.

İnsanların yaşam şekilleri, coğrafî koşullar, beslenme biçimlerini de etkilemiştir. Önceleri avlanmayla ve bitkileri toplayarak yaşam faaliyetlerini sürdüren insanoğlu, sonraları topladıkları yiyecekleri biriktirmeye, pişirmeye başlamışlardır. Zamanla hazırlanan yiyecekler
bölgesel, yöresel mutfak çeşitlerinin oluşmasına katkı sağlamıştır.

Tüm dünya mutfaklarında olduğu gibi Türk mutfağında da günün ilk öğünü kahvaltı ile başlar. İnsanın beslenmesi için vücudun ilk temel ihtiyacının alındığı öğündür. Demir, fosfor, kalsiyum ve protein açısından gerçek bir kaynak olup uyanır uyanmaz gereksinim duyulan tüm besinleri karşılar.

Kahvaltı yapılmadığında metabolizma yavaşlar; vücut koruma sistemini devreye sokar, yağ depolamaya başlar. Yapılan pek çok araştırma kahvaltı yapmayanların konsantrasyon bozukluğu yaşadığını ortaya koymuştur. Aynı zamanda kahvaltı yapmak güne mutlu bir başlangıç yapmak demektir.

Kahvaltı etmemenin, sürekli yorgunluk hissine, strese ve konsantrasyon güçlüğüne neden olduğu uzmanlar tarafından ortaya atılmaktadır.

Kahvaltı sayesinde, kahvaltının alındığı saatlerden itibaren vücut fonksiyonları eksiksiz çalışır. Kahvaltıda alınan besinlerle hücrelerde azalan kan şekeri dengelenir. Kahvaltı müthiş bir enerji kaynağı olup karbonhidratlardan ekmek, mide bağırsak sisteminin çalışmasını kolaylaştırır, sindirim sorunu yaratmaz, açlık duygusunu bastırır. Ayrıca günlük kalori ihtiyacının yüzde kırkının kahvaltıda alınması gerektiği uzmanlarca hatırlatılır.

Yemek kültürü nasıl ülkeden ülkeye değişiyor ise, kahvaltı anlayışı da kültürün bir parçası olarak değişmektedir. Kahvaltı mutfağımızın vazgeçilmez bir parçasıdır.

Türk mutfağında kahvaltı yiyeceklerine bakıldığında, geçmişten günümüze dek hala çorbanın kimi yörelerde sabah kahvaltısında kullanıldığı görülmektedir.Peynirler,bal çeşitleri zeytin çeşitleri,domates,salatalık,yumurta…Yani kahvaltıda besin değerleri yüksek yiyecekler bizim her sabah soframızdan eksik etmediğimiz yiyecekler.Ekmek ve ekmek çeşitlerinin yanı sıra,börek,çörek çeşitleri,sucuklu yumurta vb.vee vazgeçemediğimiz çay.

Oysa dünya mutfaklarında her zaman ön sırayı alan Fransız mutfağına baktığımızda Fransız kültüründe günboyu belli sıklıkla yenilen, ancak aşırıya kaçılmayan bir gastronomik yapı göze çarpar. Bu da Fransızların fiziksel görünümlerinin genelde kilolu olmayan, zarif yapılılığını sağlar.

Geleneksel Fransız kahvaltısında da çoğunlukla sütlü kahve içecek olarak tercih edilir. Café au lait (sütlü kahve) veya chocolat (sıcak çikolata) sabahları en çok tercih edilen içecektir. Çok ender olarak da çay içerler.Özellikle “tartine “ denilen reçelli ekmek dilimi ve çeşitli marmelatlar tereyağlı baget ekmek dilimi üzerine sürülerek yenilir. French baget ekmek dilimini tost yapmak ayrı bir zevktir. Tahıllı ekmek dilimleri üstüne tereyağ ve reçel sürülür.Brioche denilen yumuşak hamurdan yapılmış çörek yine tereyağ ve reçel eşliğinde yenir.


Brisola, dana jambon, porchotto domuz jambon da yine tercih edilen yiyeceklerdir.  Ayrıca croissant çeşitleri özellikle sabahları olmazsa olmazlardandır. En çok tercih edilen croissant aux abricots (kayısı dolgulu kruasan) olup, brioche au sucre ve brioche dorée de yine zevkle yenen çöreklerdir.

Kırsal alanlara doğru gidildikçe özellikle Provence Bölgesinde keçi sütünden yapılmış yumuşak ev peynirlerine, ev reçellerine rastlanmaktadır. Yumurta ile yapılan omlete en iyi örnek de omlette au courgette provençal (kabaklı provensal tipi omlet)" dir. Yumurtanın “A la coque” olarak da servis edildiği görülmektedir.

Osmanlı mutfağı ve Fransız mutfağı dünyanın en önemli mutfaklarından ikisini oluşturmaktadır. Her iki ülke mutfak kültürü önceleri başkentlerinde görülmüş: örneğin Topkapı sarayının bulunduğu saray mutfak adabı, Paris saray mutfağı aristokrasi dönemlerine damgasını vurmuştur.

Türk mutfağı ile Fransız mutfağı bir arada incelendiğinde hamur işleri dışında benzerlik gösterdiği pek söylenemez. Her iki ülkenin kahvaltı öğünleri birbirlerinden çok farklıdır. Fransızların  süt ürünlerini özellikle peynir çeşitleri bol olmasına rağmen kırsal alanlar dışında kahvaltıda tüketmedikleri görülmektedir.

Peyniri özellikle ayrı bir öğün olarak şarapla birlikte tüketmektedirler. Daha ziyade kruasan çeşitlerinden biri ve bir fincan sütlü kahve ile hafif bir kahvaltı yapmaktadırlar. Oysa Türk mutfağında kahvaltının ana unsuru peynir, zeytin, köy ekmeği veya çörek çeşitleri ile çay olmaktadır. Daha öncede değinildiği gibi kırsal alanlarda da çorba Türk mutfağı için kahvaltının temel besinini oluşturmaktadır.

Her iki ülkede Akdeniz çanağında yer almasına karşın yemek kültürlerinin çok farklı olduğu anlaşılmaktadır. Özellikle yemeklerin tamamlayıcı unsurunun “sos”lar olması başlı başına Türk mutfağı ile ayrıcalık göstermekte; ülkemizin mutfağında “sos” bulunmamaktadır. Gerek kahvaltı öğününde, gerekse diğer öğünlerde farklılıklar görülmektedir. Sadece çeşit olarak değil aynı zamanda yiyeceklerin pişirilme teknikleri ile de iki mutfak birbirinden ayrılmaktadır.

Çorba ve çayın Türk mutfağında kahvaltının vazgeçilmezi olduğu gözlemlenirken, Fransız mutfağında sütlü kahve ve sütlü çikolata özellikle tercih edilmektedir.Bu demektir ki karbonhidrat ağırlıklı olan Fransız mutfağından Türk mutfağı börek ve çörek çeşitleri dışında sebze ve meyva ağırlıklı olduğu sürece daha besleyici,yararlı ve sağlıklıdır diyebiliriz. 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Turizmin Sesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : +90 216 481 51 21