• BIST 109.050
  • Altın 153,015
  • Dolar 3,8375
  • Euro 4,5051
  • Ankara 11 °C
  • Antalya 17 °C
  • İstanbul 14 °C
  • İzmir 17 °C
  • TÜRSAB'da  Genel Kurulun Ertelenmesine İlişkin Bakanlık Duyurusu yayınlandı
  • Osmanlı Şerbetlerinin Adresi Şerbetçi Ali Baba
  • Alo "176" Turizm İhbar ve Şikayet Hattı
  • TÜRSAB'da  Genel Kurulun Ertelenmesine İlişkin Bakanlık Duyurusu yayınlandı
  • Osmanlı Şerbetlerinin Adresi Şerbetçi Ali Baba
  • Alo "176" Turizm İhbar ve Şikayet Hattı

TATİL VE DENGELİ BESLENME

KONUK YAZAR

Yaz sıcaklarının yoğun yaşandığı bu günlerde kimimiz tatilden döndü,kimimiz dönmek üzere kimimiz de belki daha yeni başlıyacak tatile.Ne var ki sonuçta vücudumuzu ve zihniminizi dinlendirdikten sonra tekrar yerleşik mekanımıza, iş yaşamımıza geri döneceğiz belki birkaç kilo fazlayla..

 

 

Dengeli beslenmeyi eğer yaşamımızın parçası haline getirmemişsek birkaç kilo alımı kaçınılmaz olacaktır.Tatil psikolojisinin verdiği gevşeme ile birlikte ilkbahar aylarından itibaren yaptığımız diyetler, spor aktiviteleri, yürüyüşler unutulacak eğer bir tatil köyüne gitmişsek mükellef açık büfe mönülere hayır diyemeyeceğiz.Hele gün batımında birer kadehin keyfine doyamayıp ikinci,üçüncü kadehlerle kalori alımlarımızı arttıracağız.Peki tatilde kilo almadan dönmek mümkün mü?

Bu sorunun cevabı yaşantımızda beslenmemize verdiğimiz önemle ilgili. İlkokuldan itibaren sağlıklı beslenmeyle ilgili bir çok şey öğreniriz.Daha sonrasında da gün geçmez ki medyada yazılı ya da görsel basından televizyondan, gazetelerden yiyecekler ve beslenme ile ilgili konular aktarılmasın.
Ama bizlerin yaşam koşulları, ailede gördüğü beslenme düzeni ne kadar eğitimli olursak olalım daha ağır basmaktadır.Hamur işini fazla tüketen bir toplum olduğumuzdan kahvaltıdan itibaren simit, çay, poğaçayla güne başlamak vazgeçilmezimizdir.Oysa kahvaltıda bir bardak süt içmek, bir dilim ekmek  peynir ve bir meyva yemek günlük alınacak kalori miktarının % 20 civarını karşılamaktadır.
Fiziksel açıdan çok önemli protein ihtiyacımızı karşıladığımız et grubu ise beslenmede ana kaynağımızdır.Hayvansal protein grubu olan bu yiyecekleri haftada birkaç kez değiştirerek tüketmek örneğin; günde bir öğün 100 gram tavuk veya 100 gr balık,veya 100 gram sakatat,veya bir öğün 2-3 yumurta gibi.
Öğle veya akşam yemeğinde yiyeceğimiz 100 gram balık ve yanında salata ideal mönüdür.Eğer et yiyememişsek tahıl ürünleri de vücuda gerekli olan B vitamini katkısı sağlama da kusursuzdurlar.Kuru fasulye,nohut,mercimek her ne kadar etin yerini alamasa da protein açısından zengindirler.

Sağlığımız için çok önemli olan; vitaminleri sağlama , vücudun direncini arttırma, vücudu mikrop enfeksiyonlarına karşı koruyan,yorgunluğa ve zihinsel durgunluğa karşı etkili olan sebze ve meyvelerle beslenmemizi tamamladığımızda dengeli beslenmenin de temelini atmış oluyoruz.

Özellikle taze bitkilerin tüketilmesinde neden önemle durulmaktadır? Çünkü pişirilerek yenen taze bitkiler, yemek yapılan sebzeler olduğundan içeriğinde bulunan selüloz maddesi posanın çiğ olarak hazmı güçtür.Ancak pişirilirse sindirim sisteminin iyi ve düzenli çalışmasına yardımcı olmaktadır.Bunun

hepimizce bilinmesi gerekmektedir.Ayrıca hepimiz çiğ salata ve meyvelerdeki vitamin oranının,pişmiş olan sebzelerden daha fazla olduğunu biliyoruz.Süt,et veya diğer enerji veren yiyecekler kadar doyurucu olmasa da sebze ve meyveleri hiçbir zaman mönülerimizden eksik etmemeliyiz.İşte tatil programımız esnasında sanırım her birimiz büfelerin önünden geçerken göze hitabeden önce çöreklere, böreklere,hamurlu gıdalara tatlılara yöneldik.Vakitsiz yemek yedik öğünleri atladık ve sonuçta da en az 1-2 kilo ile döndük.Zaman zaman vücudumuzu şımartmaya tabii ki ihtiyacımız var ama şimdi yine toparlanma zamanı olsa gerek.Unlu yiyeceklerden,pilav,makarna ve börekten, şekerli yiyeceklerden,pasta ve kurabiyelerden uzak durmak gerekiyor.Bir de mutfağımızın en önemli sorunu sanırım aşırı yağlı yapılan yemekler..Vücudumuza en fazla kaloriyi,enerjiyi sağlayan yağlar vücudumuzu soğuğa karşı korurlar fakat yağ tüketiminde de kontrollü olmak gerekir.Bilinenin aksine katkı maddesiz köy tereyağı A ve D vitamini açısından kemiklerin güçlenmesi için son derece yararlıdır.Yetişkinler için günde minumum 30 gr yağ (yemeklerin içine konan yağ dahil) tüketmek enerji ihtiyacımızı karşılamaktadır.Özellikle kızarmış ve yanmış yağ tüketiminden kaçınmak gerekmektedir.Hep söylenen bilinen söz, aslında ; aldığımız her şeyden yemek ama ölçülü ve az yemek. Tatil dönüşü tekrar rutin işlere dönüşümüzde yenilenmiş, dinlenmiş,moral yüklü olarak beslenme programımızı bir kez daha gözden geçirerek sağlıklı günlere merhaba diyelim…

 

  • Yorumlar 1
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Turizmin Sesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : +90 216 481 51 21