• BIST 109.097
  • Altın 153,413
  • Dolar 3,8257
  • Euro 4,5096
  • Ankara 11 °C
  • Antalya 17 °C
  • İstanbul 15 °C
  • İzmir 16 °C
  • TÜRSAB'da  Genel Kurulun Ertelenmesine İlişkin Bakanlık Duyurusu yayınlandı
  • Osmanlı Şerbetlerinin Adresi Şerbetçi Ali Baba
  • Alo "176" Turizm İhbar ve Şikayet Hattı
  • TÜRSAB'da  Genel Kurulun Ertelenmesine İlişkin Bakanlık Duyurusu yayınlandı
  • Osmanlı Şerbetlerinin Adresi Şerbetçi Ali Baba
  • Alo "176" Turizm İhbar ve Şikayet Hattı

ÇUKUROVA TOPRAKLARIM

KONUK YAZAR

Bir süredir doğduğum, büyüdüğüm memleketim Tarsus"umdayım. Biraz dinlenme, biraz motivasyon, biraz ailemle baş başa kalma duygusu, biraz da özlem duygusu. Babamlar Selanik topraklarından, annemler Torosların yaylalarından gelmiş buralara.. Onları buluşturan yer Çukurova, Tarsusum. Ülkemizin en değerli en bereketli topraklarından, tarihsel yaşanmışlığı ile destanlara konu olan buralarda yazları havalar biraz sıcak olsa da kış aylarında havanın ılık olması insanın içini ısıtıyor. Her şeyin bir çözümü olduğu gibi Tarsuslularda o sıcak yaz aylarında yaylalarda, Torosların o güzelim çam kokulu yaylalarında alıyor soluklarını. Güneş enerjisinin en iyi kullanıldığı bölgelerden biri diyebiliriz aslında. Güneş enerjisinden elde edilen sıcak suyunuzun yaz kış eksik olmadığı bir yer…

Bu gelişimde gördüm ki, hala çeşmelerden su içilebiliyor, hemen hemen tüm sokaklar, tüm caddeler tertemiz. Halkımızın duyarlılığına hayran kaldım. Tüm çocukluğumun ve lise yıllarımın geçtiği bu şehrin hala kendini koruyabiliyor olması inanın çok mutlu etti beni. Ülkemizin farklı farklı bölgelerinden göç aldığı için çok kosmopolit bir yapıya sahip. Bu kosmopolit yapı farklı kültürlerin, farklı inançların nasıl bir arada huzurlu, güvenli ve birbirlerine bağlı bir şekilde yaşayabildiğinin en iyi göstergesidir. Evet, “Tarsus” un en çok sevdiğim yönü tarihsel yönüyle, yaşanmışlıklarıyla, bir çok dizilere filmlere konu olan kültür, inanç, din ayrımı gözetmeksizin insanların bir arada komşuculuk ilişkilerini bozmadan kardeşçe yaşayabiliyor olmaları. Ben böyle büyüdüm, böyle yaşıyorum, böyle de yaşamaya devam edeceğim…

Çukurovanın bereketli topraklarının ülkemizin ekonomik, toplumsal anlamda gelişimine katkı sağladığı inancındayım. Üzüldüğüm nokta; sahip olduğumuz verimli tarım alanlarının yerine sanayiye yönelik büyük fabrikaların yapılıyor olması. Fabrikaları yapabileceğimiz uygun yerler olmasına karşın, biz gidip en verimli doğal tarım alanlarını mahvediyoruz. Ebetteki, sanayiye yönelik yapılan çalışmalar ülkemizin ekonomik anlamda kalkınması için gerekli yapılanmalardır. Fakat her şeyde olduğu gibi doğanın dengesini bozmadan verimli tarım topraklarımızı yok etmememiz gerektiği düşüncesindeyim. Sanayi ve tarımcılık sektörleri birbirlerini yok etmeden, birbirlerini beslemeliler, geliştirmeliler.

Uzun zamandır takip ettiğim bir başka konu ise; Tarsus"a yakın Akkuyu yöresinde Ruslarla ortak kurulacak olan nükleer santral projesi...Biraz öncede belirttiğim gibi teknolojiye ve ileri sanayi sistemlerine asla karşı değilim. Fakat ülkemiz için kurulacak olan bir sistemin en başından A"dan Z"ye en ince ayrıntısına kadar faydalarının zararlarının tehlikelerinin düşünülmesi gerektiği inancındayım. Biz buna ne kadar hazırız? Özellikle söz konusu nükleer santrallerin herhangi bir risk ve tehlike dahilinde ne gibi zararlar doğurabileceğini hepimiz biliyoruz ki bunu yaşanmışlıklarımızla Çernobil olayında maalesef tanık olduk ve de yaratmış olduğu sıkıntılarını yaşamaya halen devam etmekteyiz…

Benim tek dileğim, ülkemizin değerli verimli topraklarının kıymetini bilmemiz ve topraklarımızı korumamız. Her birimiz için eminim ki doğduğumuz büyüdüğümüz yörelerin tadı, yaşanmışlıkları bir başkadır. Ümidim, ülkemizin tüm topraklarının değerini bilmek ve de iş işten geçmeden önlemlerimizi alabilmek.

Sevgiler,
Derya Şen
Sosyolog

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Turizmin Sesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : +90 216 481 51 21