• BIST 108.869
  • Altın 271,535
  • Dolar 5,7701
  • Euro 6,3816
  • İzmir 15 °C
  • İstanbul 12 °C
  • Antalya 18 °C
  • Ankara 3 °C
  • TURİZMİNSESİ e-Dergi Kasım sayısı yayında
  • Turizmin Sesi Dijital Dergisi Ekim Sayısı 322 sayfa  okumanız dileğiyle
  • Turizm- Konaklama- Dernekler- Otomoto- Spor – Moda Dünyası- Sağlık Haberleri İçerikleriyle dopdolu 322 sayfa okumanız dileğiyle …
  • TURİZMİNSESİ e-Dergi Kasım sayısı yayında
  • Turizmin Sesi Dijital Dergisi Ekim Sayısı 322 sayfa  okumanız dileğiyle
  • Turizm- Konaklama- Dernekler- Otomoto- Spor – Moda Dünyası- Sağlık Haberleri İçerikleriyle dopdolu 322 sayfa okumanız dileğiyle …

Turizmin Sesinden Turizmin Gözü ve Kulağına Çağrı

ÖZDEN ÇETİN

Öncelikle yazıma başlamadan madem ki Turizmin Sesi web sitesinde yazı yazıyoruz. O zaman turizmin kulağının dinleyip, turizmin gözünün okuması için sizlere ufak tefek işinize yaracağına inandığım, daha doğrusu görme engellilerin işine çok yaracağına inandığım dokunuşlar hakkında bilgi vermek istiyorum. 

Öncelikle şunu söylemeliyim ki görme engellileri sizin tahmin ettiğiniz gibi evde oturan, doğru dürüst gezmeyen veya gezerken yanında birileri ile gezen insanlar olarak düşünmeyin. 

Her sene yaz tatillerinde dernekler veya gruplar halinde otellere veya gezilere gidiyorlar. Ama erişilebilirlik açısından kaygıları olması sebebiyle malesef ki kalite olarak biraz daha alt seviye ve küçük otelleri tercih ediyorlar. Şöyle söylemeliyim ki mimarlara ve öğrencilere de bu konularda bilgi veriyorum. 

Mesela otelin kapısından girdiğimizde bastonumuzun ucunun girebileceği kadar küçük bir oluk olması işimizi çok kolaylaştıracaktır. Bu küçük oluk bizi hiçkimseye muhtaç durumda bırakmadan resepsiyona, asansöre, restorana ve otelin diğer yerlerine gidebilmemizi sağlayabilir. Bu oluğun kimsenin fark etmeyeceği ve hatta bu nedir diye soracağı ince çizgiler halinde olması bile bizim yolumuzu bulabilmemizde bize yeterli bir rehber olacaktır. 

Asansörler artık bizim de baskılarımız ve dayatmalarımız sonucunda yavaş yavaş sesli olmaya başladı fakat yine de bu seslendirmeler bizim için çok yetersiz. Örneğin; asansör inmemiz gereken yerde kat numarasını söylese de düğmeye bastığımızda herhangi bir ses çıkarmıyor. Düğmeye bastığımızda bastığımız düğmenin üstünde yazan sayıyı söyleyebilir. Bizler de o zaman doğru kata basıp, basmadığımızı bilebiliriz.

En çok da odamızı bulmakta zorlanıyoruz. Çünkü biliyorsunuz ki bütün odalar aynı. Oda kapılarında küçük çipli mekanizmalar olabilir. Kartımız aynı İstanbul Kart gibi dokunduğumuzda oda numarasını söyleyebilir. Ama tabii içeriden duyulmayacak, içerideki insanı rahatsız ve tedirgin etmeyecek şekilde. 

Denizlerde, havuzlarda erişilebilirlik sıkıntımız var; diğer durumlarda olduğu gibi. Özellikle de şezlongumuzu bulmakta çok zorlanıyoruz. Mesela artık çok güzel otellerin çok güzel havuzları var. Altı köşeli ve hatta sekiz köşeli olanları bile var. Her köşeye bir nokta konulabilir. Mesela birinci köşe bir nokta, ikinci köşe iki nokta gibi... Nokta nokta işaretler konulursa ve ben elimi attığım zaman, o köşeye dokunduğum zaman hangi köşede olduğumu bilebilirim ve şezlongumu çok daha rahatlıkla bulabilirim. 

Restoranlar ve açık büfeler de bizim için göründüğünden çok çok daha sıkıntılı. Hem kuyruk hem de yemeklerin ne olduğunu görememek durumu bizi bayağı bir zora sokuyor. Burda sizlerden şunu rica edebilirim ki Halkla İlişkiler veya Ön Büro Müdürleri bizlerle iletişime geçip, yemeklerde bize rezerve bir masa ayarlayıp, bir restorana gitmiş gibi şu şu yemekler var, siz hangisini arzu edersiniz gibi söylenebilir ve biz çok daha rahatlıkla yemeğimizi yiyebilir ve çok daha kaliteli vakit geçirebiliriz. Ve sizler de bekçi gibi birini dolaştırmamış olursunuz. 

Herkes otellere eşi dostu ile geldiğinde yani yanında gören biri ile geldiğinde otel sahiplerinin, çalışanların extra bir çaba sarf etmeleri gerekmiyor. Fakat çok yakın arkadaşım Engin ve ben 6 senedir her sene iki görme engelli beraber tatile gidiyoruz. İlk gittiğimiz gün çok tedirgin oluyor ve ne yapacaklarını şaşırıyorlar. Ama sonradan insanî yardımlarla bize alışıyorlar. Biz çok sıcakkanlı insanlar olduğumuzdan dolayı bizi seviyor ve vakit geçirmek istiyorlar çünkü ha diyince her yerde bir görme engelli bulup, sohbet etme şansınız olmuyor. Bizimle ve bizim hayatımızla ilgili, yaşadıklarımızla ilgili, acı tatlı anılarımızla ilgili konuşuyoruz. Onlara da bir nevi staj gibi oluyor bu. Örneğin; birkaç sene önce çok ünlü bir otelin genel müdürü hep bizimle vakit geçirdi ve nedeni de müdürün ona ücretsiz eğitmen gibi olduğumuzu düşünmesiydi. Dedi ki:”Bizler sizin gibi engelli misafirlerimizle iyi iletişim kurmak ve size yardım edebilmek için ücretli eğitimlere katılıyoruz. Meslek hayatımda yanında gören biri olmadan gelen iki tane görme engelli misafirim ilk defa oldu. Sizler sayesinde aldığım eğitimi hayata geçirebilme imkanım oldu.” Yani bir görme engelli geldiğinde ne yapacaklarını canlı olarak öğretmiş olduk. 

Yazımın sonuna ise, genel müdürün bize söylediği bir sözü eklemek istiyorum bu söz benim çok hoşuma gitti. “Ben yirmi beş yıldır otellerdeyim ve son on yıldır müdürlük yapıyorum. İnanın şu bir haftalık süreçte personelin motivasyonunun bu kadar arttığını ilk defa görüyorum.” Bu sözün üstüne doğal olarak şaşırdım ben de nedenini sordum. “Sizi görüyorlar o kadar neşeli, güler yüzlüsünüz, eğleniyorsunuz. Bu genç çocuklar, onlar bu yaşta hem de görmedikleri halde bu kadar eğleniyorlar. Bizim işimiz gücümüz var ve biz ufak tefek şeylere kafayı takıp, üzülüyoruz, performansımız düşüyor. İş bulmuş çalışıyoruz diye sevineceğimiz yerde diye düşünmelerini sağladınız. Ve bu onlara bir motivasyon oldu” dedi. Ve bu çok hoşuma gitti benim. Demek ki gerçekten bedavadan da motivasyon kaynağı olabiliyormuşuz. :) 

Olası sorularınız veya merak ettikleriniz için benimle mail yoluyla iletişime geçebilirsiniz.

Yeni yazılarımı bekleyin...

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Turizmin Sesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : +90 216 481 51 21