• BIST 109.341
  • Altın 153,619
  • Dolar 3,8469
  • Euro 4,5165
  • Ankara 4 °C
  • Antalya 19 °C
  • İstanbul 15 °C
  • İzmir 13 °C
  • TÜRSAB'da  Genel Kurulun Ertelenmesine İlişkin Bakanlık Duyurusu yayınlandı
  • Osmanlı Şerbetlerinin Adresi Şerbetçi Ali Baba
  • Alo "176" Turizm İhbar ve Şikayet Hattı
  • TÜRSAB'da  Genel Kurulun Ertelenmesine İlişkin Bakanlık Duyurusu yayınlandı
  • Osmanlı Şerbetlerinin Adresi Şerbetçi Ali Baba
  • Alo "176" Turizm İhbar ve Şikayet Hattı

TURİZME ÇARE NEDİR?

HAKAN EĞİNLİOĞLU

İÇ TURİZM TEK BAŞINA ÇARE DEĞİL
Tarihsel bir saptamayla başlamak isterim: Tarihteki tüm önemli uygarlık sıçramaları, muhteşem eserler, ekonomik gelişmeler, seyyahların geçmişten bugüne izler bıraktığı gezi notları, yazılı belgeler “barış” ve “güvenliğin sağlam biçimde tesis edildiği” dönemlerde gerçekleşmiştir. Perslerin askeri ve politik hakimiyeti altında mesela, bir Halikarnas Anıt Mezarı yapılmış; yine Lidyalıların, daha sonra Büyük İskender’in hakimiyet yıllarında da Efes Artemis Tapınağı güzellikleri ve tüm ihtişamı ile yüzyıllar boyunca gönülleri titretmiştir. Bir Ayasofya, Jüstinyen’in gücünü hissettirdiği döneme denk gelir. Mimar Sinan en güzel eserlerini güçlü Osmanlı askeri, politik ve ekonomik gücünün zirvesinde insanlığa kazandırmıştır. Marco Polo macera dolu gezisini İpek Yolu’nun Moğol – Çin Hanedanlığının güçlü egemenlik döneminin rahatlığında yapmış, Selçuklu Devletinin askeri ve politik himayesinde Anadolu’da ticaret gelişmiş, Kervansaraylar İpek Yolu boyunca kervanlara hizmet sunmuştur. Kuşkusuz ilk turistler, geçmişin başka diyarlarına, ülkelerine, kültürlerine merak salmış seyyahlardı. Güvenli seyahatler yapmamış olsalar, bu arzularını gerçekleştirme olanağı bulamayacaklardı.

Biraz uzun bir giriş oldu ama bu tarihsel gerçeği görmeden turizm sektöründe bugün yaşadığımız krizin nedenlerini ve çözüm yollarını doğru bir şekilde değerlendiremeyiz. Ülkemiz gerek bölgemizde uzun bir süredir yaşanan savaşlar, iç savaşlar ve kanlı terör faaliyetlerinden, gerekse de bu olumsuz koşulların yol açtığı müthiş bir göç dalgasının getirdiği sıkıntı ve güçlüklerden derin bir şekilde etkilenmiştir. Bu olumsuz süreç halen devam etmektedir. En başta turizm sektörü, pek çok sektör bu yangını olabildiğince yaşamaktadır. Bu ortamı fırsat bilen Türkiye aleyhtarı kimi grupların yaptığı karalama kampanyaları, kulis faaliyetleri ile yabancı turistlerin olası ziyaretleri engellenmeye çalışılmaktadır. Bu sorunları turizm sektörü iç dinamikleri içinde çözemez. Bu konu tamamen devletin ve hükümetin görevidir. Hukuk, demokrasi ve güvenlik politikaları yoluyla devletimiz bu temel sorunu çözmek zorundadır. Türkiye büyük bir ülkedir ve bunun er geç üstesinden gelecektir düşüncesindeyim.

Turizm sektöründeki bu krizi “iç piyasayı” hareketlendirerek çözmek ise maalesef gerçekçi bir yaklaşım değil. Hazırlanan “paketler” ve destekler, doğrudan iç piyasaya çalışan belli başlı tur operatörlerini ve otelleri rahatlatmak ötesine geçemez. Oysa “yabancı turist getiren”, yani “döviz getiren” yığınla acente, bunların konakladığı otel ve “incoming” çalışan rehber olumsuz koşullarla baş başa bırakılmıştır. Şu anda mevcut bir para varsa, bu para Ahmet, Mehmet, Ayşe arasında el değiştirecek, bölüşülecektir. Ülkeye, en çok ihtiyacı olan döviz, artı bir para giremeyecektir. İncoming piyasası mutlak hareketlendirilmeli ya da acentesinden rehberine desteklenmelidir. 35 Milyar usd döviz girdisi sağlayan, TURSAB Başkanı Sayın Ulusoy’un değimiyle “ dış ticaretin %50’sini, dış açığın % 45’ini karşılayan turizmin bu kesimi” zarar görüp, batarsa bu gemi de batar. Turizm sektörü, bir hizmet sektörüdür ve hizmet sektöründe en belirgin değer “insan faktörüdür”. Yetişmiş, donanımlı insanların sektörden şu ya da bu nedenle uzaklaşması, turizmimize onarılması güç hasarlar verir.

Önce bir turist gelsin de, Kültür Turizminin önemine de değiniriz. Turizmde, sanayide, tarımda büyük sıçramalar yapmak, gelişmek için barışın, demokrasinin, hukukun ve güvenlik politikalarının, rasyonel aklın olmazsa olmaz etkisi var. Anadolumuzun ve tarihi değerlerimizin kültürel değerleri genlerimize işlemiş bir kere, bizim bunları başaracak potansiyelimiz var. Nice güzellikler yaşayacağız daha.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Turizmin Sesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : +90 216 481 51 21