• BIST 106.805
  • Altın 268,336
  • Dolar 5,6889
  • Euro 6,3007
  • İzmir 19 °C
  • İstanbul 14 °C
  • Antalya 11 °C
  • Ankara -2 °C
  • TURİZMİNSESİ e-Dergi Kasım sayısı yayında
  • Turizmin Sesi Dijital Dergisi Ekim Sayısı 322 sayfa  okumanız dileğiyle
  • Turizm- Konaklama- Dernekler- Otomoto- Spor – Moda Dünyası- Sağlık Haberleri İçerikleriyle dopdolu 322 sayfa okumanız dileğiyle …
  • TURİZMİNSESİ e-Dergi Kasım sayısı yayında
  • Turizmin Sesi Dijital Dergisi Ekim Sayısı 322 sayfa  okumanız dileğiyle
  • Turizm- Konaklama- Dernekler- Otomoto- Spor – Moda Dünyası- Sağlık Haberleri İçerikleriyle dopdolu 322 sayfa okumanız dileğiyle …

TURİZM YÖNETİMİNDE KADININ YERİ?

ÖMÜR ÖZDEMİR

Sahip olduğumuz en  büyük değere,  bizden daha çok  sahip  olan bir  ülke olan  Norveç’in bir deyimi gelir aklıma  problemlere çözüm ararken.

“ATATÜRK GİBİ  DÜŞÜN“

Kadınlara  bir  çok  ülkeden  daha  önce  seçme  ve seçilme hakkı  5 Aralık 1934’te  Türkiye’de  verilmiştir.  Ama  ne  yazık ki  ne kadar  çağ atlasak da Osmanlı Arap kültürü  erkeklerimizin  beyin damarlarına  işlemiş.
 
Önce  bir  bakalım  Ata’mızın  sözleri  ile  değerimiz ne !!!

“ Milletimiz güçlü bir millet olmaya azmetmiştir. Bunun gereklerinden biri de kadınlarımızın her konuda yükselmelerini sağlamaktır. Bundan dolayı kadınlarımız ilim ve fen sahibi olacaklar ve erkeklerin geçtikleri bütün öğretim basamaklarından geçeceklerdir.”

“Dünyada her şey kadının eseridir. Kadınlarımız eğer milletin gerçek anası olmak istiyorlarsa, erkeklerimizden çok daha aydın ve faziletli olmaya çalışmalıdırlar."

"Bir toplum, cinslerden yalnız birinin yüzyılımızın gerektirdiklerini elde etmesiyle yetinirse, o toplum yarı yarıya zayıflamış olur. Bizim toplumumuzun uğradığı başarısızlıkların sebebi, kadınlarımıza karşı ihmal ve kusurdur."
 
En  çok  hoşuma giden  son  paragraf oldu: “cinslerden yalnız birinin yüzyılımızın gerektirdiklerini elde etmesiyle yetinirse”   Ne güzel bir  cümle. Biz kadınlar Atamızın sözünü dinledik. Bir çığ gibi hızla okuduk, her alanda çalıştık, ilim ve fende öne geçtik, bunları yaparken bir diğer geleneksel görevlerimizi  bırakmadık, evimizin direği olduk, temizliğini yaptık, çocuğumuza  baktık, eşimize eş olduk, iş yaşamında karşı cins ile çatıştık. Hepsine  göğüs gerdik ama geri adım atmadık, bu savaşı ne kadar uzun zamandır veriyoruz. İçimizden biri  bir yere geldiğinde seviniyoruz, içimizden biri  bir yerde ezilse, kol kanat geriyoruz tabi  zaman zaman kendi hem cinslerimizde çatışıyoruz onlarda güçlü olabilme adına  karşımıza çıkanlar oysa. Nerede yardım ile ilgili bir iş var başında kadınlar var. Neden kadın aynı zamanda vicdanlı – vicdan demek dürüstlük demek. Neden erkekler bizi bu gücümüz ile yanında istesinler ki… Çünkü  ortada DÜRÜSTLÜK VAR – HAKSIZLIK KARŞISINDA SES çıkaracak güce sahip  bir yürek var. Erkeklerin hakim olduğu ticari hayatta ne kadar  zorlanıyoruz, zira bizler toplumun çıkarları doğrultusunda çalışma yönünde iken, erkekler kendi çıkarları doğrultusunda  çalışma yönündeler. Ben kısaca  kendi  sektörüm olan Turizm adına konuşmak  isterim, TURİZM YÖNETİMİNDE KADININ YERİ?

25 Yıldır turizme emek veren bir KADINIM, son 10 yıldır da kendi acentemi yönetmeye çalışıyorum. Benim turizmde gördüğüm, kadına verilen değer maalesef çok az, hatta hissettiğim bir yönetim veya seçim ekibi belirleniyor ise aslında baştan ekip çoktan belli ama,  işte yedeklere de ayıp olmasın diye serpiştirilen kadın sayısı da 1 yada 2 yi geçmez buda son yıllarda biraz sesimiz çıkmaya başlayınca oluşan bir  olgu diye düşünüyorum. İdealistsin ya, girişimcisin ya bilirler ki kadınlar bunu yapabilir ama  istemezler seni yukarılarda görmeyi. Halbuki bizim sevdamız koltuk sevdası değil, zaten işimizi layığı ile yapamıyorsak o koltuğu bırakır gideriz, sektörde giden yanlış şeyleri düzeltebilmek adına, evlatlarımıza bir şeyler bırakabilmek için ekmeğimize sahip çıkmak için gösterdiğimiz çabadır, neden mi bunu yapma gereği duyarız çünkü bazıları bana dokunmayan yılan bin yaşasın der işine devam eder, bazıları ben uğraşamam der işine devam eder, bazıları da korkularından cesaret edemezler, bazıları da seni ne kadar sindirmeye çalışıp küstürselerde ve hatta bunu bir dönem başarsalar da, biliriz ki bazılarının da taşın altına elini koyması gerekir, çünkü ruhumuzda vardır bu.

Neden biz kadınlar bunlara izin veriyoruz? Çuvaldızı biraz da kendimizi batıralım. Sanıyorum erkek egemenliğini için için kabul etmek zorunda olduğumuzu hissediyoruz. Haksızlıklarla ilgili yorum yaparken herkes yaşadıklarını ve hissettiklerini özgürce söyleyebiliyor, ancak bizi temsilen sesimizi duyurmak isteyen bir kadın ortaya çıktığında, o kadını da yalnız bırakan yine biz kadınlarız.

Biz daha kadınlar arasındaki bütünlüğü oluşturamıyoruz ki, meslekteki birlik ve beraberliği  oluşturabilelim. Sanırım biz  kadın  ve  erkeğin eşit düşünebilen, haksızlık karşısında  aynı dik duruşu sergileyebilen, aynı yolda paydalar çıkarabilen varlıklar olduğumuzu erkek meslektaşlarımıza anlatabilmenin bir yolunu bulmalıyız, evli olmamız, çocuklarımızın olması, bize engel değil tıpkı onlara  engel  olmadığı gibi.  

Peki kendi işini kurmuş, işinde başarılara imza atmış kadınlarımız neden yönetimde olamıyorlar? Daha çok mu toplantılara katılmalıyız? Daha çok mu fikirlerimizi medeni olarak alenen paylaşmalıyız? Daha çok mu haklı fikirleri korkusuzca desteklemeliyiz?

Sevgili  hanımlar, bize kötülüğü biz yapıyoruz. Bilerek ya da bilmeyerek, içimizdeki cesareti ortaya çıkaralım, yönetimde kadın görmek mi istiyoruz, adaylarımızı çıkaralım, o adayların listelerde olmasını sağlayalım, bir  olduğumuzu gösterelim.
 
“ BİZİ BİZ YAPAN BİZ OLALIM “

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Turizmin Sesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : +90 216 481 51 21