• BIST 109.330
  • Altın 155,894
  • Dolar 3,8638
  • Euro 4,5501
  • Ankara 3 °C
  • Antalya 14 °C
  • İstanbul 16 °C
  • İzmir 14 °C
  • The Populist, İstanbul’un gözde lokasyonlarından Bebek’te sevenleriyle buluşuyor 
  • TÜRSAB'da  Genel Kurulun Ertelenmesine İlişkin Bakanlık Duyurusu yayınlandı
  • Alo "176" Turizm İhbar ve Şikayet Hattı
  • The Populist, İstanbul’un gözde lokasyonlarından Bebek’te sevenleriyle buluşuyor 
  • TÜRSAB'da  Genel Kurulun Ertelenmesine İlişkin Bakanlık Duyurusu yayınlandı
  • Alo "176" Turizm İhbar ve Şikayet Hattı

REHBERLİK BÖLÜMLERİ

HAKAN EĞİNLİOĞLU

Ülkemizdeki eğitim seviyesinin hiçte parlak bir durumda olmadığı bilinen bir gerçek. Bu durum, okula ilk başlanılan dönemden, yüksek öğrenime kadar tüm eğitim alanımızı kapsamaktadır. Ülkelerin dünyadaki eğitim seviyelerini ölçen tüm istatistikler ve araştırmalarda çıkan sonuçlar bu bahsettiğimiz sorunun somut bir kanıtı olarak önümüzde duruyor. Ne yazık ki, Türkiye matematik becerisinden, sosyal bilimlere kadar, sanatsal yeteneklerden sportif becerilere kadar listelerin sonlarında yer alıyor. Yabancı dil bilme, yabancı dillerde seçicilik, çeşitlilik konusunda da başarısızlığımız su götürmez bir gerçek.

Turizm alanında doğal bir potansiyelimiz olmasına rağmen, turizm sektöründe yabancı dil bilme, kullanma becerisi, çeşitlilik ve yaygınlık yüksek turizm potansiyelimiz ve iddiamızla çelişir bir vaziyette. Akademik ortam da bu durumdan farklı değil. Dil yeterlilik skalasını yüz puandan 50’ye çekerek dil sorununu halletmek her konuda köklü çözümler değil de, palyatif çarelere başvurduğumuzun bir başka kanıtı olmuyor mu?

Üniversitelerde Rehberlik Bölümlerinin açılması, bu işin bir meslek olarak görülmesinde etkin rol oynamıştır. Akademik bir disiplin olarak yüksek öğrenimde yerini alan rehberlik eğitiminin rehberlik yasasının çıkmasındaki önemi yadsınamaz. Ancak, yukarıda bahsettiğimiz genel eğitim sorunumuzun bir yansıması olarak, rehberlik bölümleri sağlam ve faydalı bir temel üzerine oturtulmadan, baştan savma biçimde, sektörle eşgüdüm yapılmaksızın, özellikle rehber meslek kuruluşlarının görüşleri ve önerileri hesaba katılmadan yaşama geçirilmiş. İlerleyen zamanda da, özellikle, özel üniversitelerde hakim olan rekabet ortamında, öğrenci değil, “müşteri” odaklı değişimleri peşi sıra getirmiştir. “Rehberlik Bölümlerine” öğrencinin dil puanına göre alınması düşünülmüşken, tek başına rehberliğin cazip olamayacağı, öğrencinin/ müşterinin talebinin istenilen seviyelere gelmesi için ek meslekler de rehberlik eğitimine eklemlenmiştir.

Rehberlik ve Acentecilik, Turizm İşletmesi ve Rehberlik gibi adlarla, öğrenciye, “bak rehberlik olmazsa, işletmecilik yaparsın. Bak acentelerde de şansın olacak” gibi güzellemeler sunulmaya başlamıştır. Bu eklemeler, açılan bölümlere talepte ne kadar bir artış sağlamış, verilere sahip değilim ama bu düzenlemeler ile yabancı dille öğrenci alımı değişmiştir. Artık, Türkçe sosyali ya da salt sosyal puanlar istenir olmuştur.

Pek çok rehberlik bölümünde dil eğitimi haftada 2 saat gibi komik bir seviyededir. Dünyanın en büyük turizm potansiyeline sahip ülkelerinden Türkiye’deki Rehberlik Bölümleri, dil eğitimi vermeden, dil öğretmeden öğrencilerini mezun etmektedir. Devletin açtığı yabancı dil sınavlarında, TUREB’in açtığı Dil Seviye Tespit sınavlarında rehberlik bölümü öğrencilerinin başarı aranı %17- 20 civarıdır. Bu çok düşük bir puandır. Bu gerçekle karşılaşan öğrencilerde derin hayal kırıklıkları, umutsuzluk had safhadadır. Bu işin de çözümünü, yine palyatif biçimde “mezun olanlar Türkçe rehber olsun o zaman” diyerek ya da yeterlilik puanını %50’lere düşürerek halletmek istenmektedir.

Dünya turizm sektöründe ilk sıralarda olan Türkiye’nin Üniversitelerinde yabancı dil bilen rehber yetiştirmek yerine, Türkçe bilen rehberleri piyasaya yayma isteği tam bir skandaldır. Eğitim anlayışımızın yerlerde sürünmesine bir başka somut örnektir. Okullar ve hocalarımız da böylelikle piyasaya ne kadar çok rehber yetiştirdikleri ile övünebileceklerdir. Zaten ana dili Türkçe olan mevcut 11 bin rehber varken, mezun olan her öğrencinin bu sayıya eklenmesi istihdam açısından da kabul edilemez bir sorunu gündeme taşımaktadır. Bu sorunu çözmenin yolu üniversitelerin, özellikle rehber meslek kuruluşları ile eşgüdüm içinde çalışması, okullarda yabancı dil eğitimine ağırlık verilerek çözülür.

Rehberlik Bölümü öğrencilerine, eğitimleri süresince, sektöre adım attıklarında kendilerini nelerin beklediği, rehberliğin hangi sorunlarla karşı karşıya kaldığını sürdürebilir biçimde anlatmak, hatta etik üzerinde durmak gerek. Mesleği bilmeyen, sorunları yakından tanımayan hocalarla bu iş çok da kolay olamaz. Bu yüzden de, yukarıda işaret ettiğimiz biçimde, öğrenciler ile çok sık rehber meslek kuruluşu yöneticileri bir araya getirilmeli. Okullarda, eğitimde, faal rehberlerin hoca olarak yaygınlaştırılması da yararlı olacaktır. Öğrenciler 6326 sayılı Rehberlik Yasasını ve ilgili diğer yasa ve mevzuatları çok iyi bilerek mezun olmalılar. Tabi bunlara öncelikle hocalarının hakim olması önem arz etmektedir. 

Son olarak, Rehberlik Bölümlerine başlayacak öğrencilerin, mutlaka yabancı dil bilmeleri gerektiğini anımsatmak isterim. Bu imkan okullarında mevcut değilse kendi çabalarıyla ve meslek kuruluşları ile diyaloga girerek bu işin çözülmesi yararlı olacaktır. Fırsatı olan öğrencilere, nadir dillerde eğitim koşullarını aramalarını, böylelikle çok bilinen diller dışında bir avantaj sağlayabileceklerini de ifade etmek isterim. Turizmde ileri seviyedeki pek çok ülkede, üstelik tek yabancı dil değil, rehberlik yapılması için en az iki yabancı dil bilinmesinin koşul olarak dayatıldığını belirtmeden de geçemeyeceğim. Eğer Türkiye, dünya turizm sektöründe ileri ve kaliteli bir yeri hak etmek istiyorsa, turizmin öncelikle yetişmiş, donanımlı insan faktörüne odaklı bir sektör olduğunu, bu yüzden de sektörde çalışacak herkesin eğitimi ve donanımı ile bunu hak etmesi gerektiğini unutmamalıyız. Dünya turizmine yabancı dil bilmeyen rehber ile açılamayız.

  • Yorumlar 6
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Turizmin Sesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : +90 216 481 51 21