• BIST 94.887
  • Altın 244,625
  • Dolar 6,3460
  • Euro 7,4165
  • İzmir 31 °C
  • İstanbul 24 °C
  • Antalya 33 °C
  • Ankara 25 °C
  • C1 Vizesi sözleşme ile devredilmiş , bizde ne durumda diye muhataplarına soruyoruz
  • TÜRSAB’ta neler oluyor? Neler olmuyor? ilk 7 Ayda Ne Oldu?
  • TÜRSAB 'ın hacizlik binası, depoda çıkan biletler ve çarpıcı açıklamalar
  • C1 Vizesi sözleşme ile devredilmiş , bizde ne durumda diye muhataplarına soruyoruz
  • TÜRSAB’ta neler oluyor? Neler olmuyor? ilk 7 Ayda Ne Oldu?
  • TÜRSAB 'ın hacizlik binası, depoda çıkan biletler ve çarpıcı açıklamalar

Engel Olmayın

YÜKSEL GÖK

Bazen bir kaza sonucu, bazen doğuştan herkesin günlük hayatta yaptıkları eylemleri daha çok emek sarf ederek veya birilerinin yardımıyla yapmak zorunda olan ya da asla yapamayan kişiler midir engelliler. Yoksa içine sıkıştırılmış engelli sıfatından ötede çok daha ötede bir hayatları, bir hikayeleri ve herkese her şeye rağmen hayalleri olan kişiler midir?

Ya da özürlüler, engelliler, körler, sağırlar, sakatlar tanımlarıyla ötekileştirip kendimize, onların karşısında, üstten bakmanın yolunu açtığımız ego savaşı mıdır?

Öyle ya da böyle. Şu ya da bu... Zihnimizde onlara yakıştırdığımız sıfat ne olursa olsun hayatta var olmaya çalışan; sokakta, sporda, iş hayatında yani hayatın içinde olan bizlere yardım etmek sandığınız gibi bizleri karşıdan karşıya geçirmeye çalışmak, acımak ya da merhamet etmekten daha fazlasını ister.

Ama biz çok değil sadece günlük hayatımızın içindeki rutinleri daha rahat yerine getirebilmek için sizden az biraz nezaket ve empati bekliyoruz. Sizin için küçük bizim için büyük bir eylem teşkil edecek bu nezaket kurallarını biliyoruz, biliyorsunuz, biliyorlar. İnsanlık halidir unutmuş olabiliriz, hatırlamaya ne dersiniz?

Görme engelliler için yapılan sarı şeridin ortasına aracınız park etmeyin. Simit tezgahınızı koymayın. Belediyeler direk olan yerden sarı şerit çizmesin mesela.

Toplu taşıma araçlarında; daha alçak basamaklı otobüslere, servislere, dolmuşlara binilmesi kolaylaştırılmalı. Kaldırım taşlarını bu kadar yüksek yapmanın ne anlamı var. Sağlam insanlar bile zorlanıyorken. Bu durumda yıkmak yapmaktan daha hayırlı olacak. Gelin hep beraber bu yüksek kaldırımları ortadan kaldıralım.

Havalimanlarında engelliler için ayrılmış olan alanları işgal etmeyin. O alan siz uyuyun, bacaklarınızı uzatın, arkanızı yaslayıp rahatlayın diye yapılmadı.
Karşıdan karşıya geçerken, bazen yayalar için yanan yeşil ışık, bizim yürüme tempomuz için yeterli olmayabilir. Bu durumda dan dan kornaya basmak yerine biraz daha sabırlı davranmayı deneyin. 

Engelli insanların en büyük engeli, sahip oldukları fiziksel ve ruhsal engeller değil, toplumun onlara nasıl yaklaştığıyla alakalıdır. Metro giriş çıkışları, bizlerden çok ihtiyacı olmayanların kullandığı asansörler mesela. Tamam diyelim ki adabı muhaşeret kurallarından haberiniz yok. O ısrarlı bakışlar, küçümseyen tavırlarınız nedir diye sorulmaz mı?

Lütfeeen otoparklarda engelli araçların yerini işgal etmeyin. Yerimi alıyorsan engelimi de al. Al ki bu ıstıraptan sende bende kurtulalım.

Özellikle hava alanında pasaport kontrolünde geçiş önceliğimizi kullanırken, hemen arkamızdaki sıradan; “tüm sakatlarda bize denk geldi, hay şansıma” gibi sözler söylemeyiiiin. Çünkü kalbimiz kırılıyor.

Sevgi gönül gözünü açar. Davranışlarımızın altında yatan nedenler ya korkudan ya da sevgidendir. Gönüllerinizdeki sevgiden ve merhametten cesaret alarak kendiniz için küçük bizim için kocaman bir davranışa imza atın ENGEL olmayın. 

  • Yorumlar 1
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Turizmin Sesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : +90 216 481 51 21