• BIST 108.101
  • Altın 273,980
  • Dolar 5,8046
  • Euro 6,4321
  • İzmir 12 °C
  • İstanbul 12 °C
  • Antalya 13 °C
  • Ankara 4 °C
  • TURİZMİNSESİ e-Dergi Kasım sayısı yayında
  • Turizmin Sesi Dijital Dergisi Ekim Sayısı 322 sayfa  okumanız dileğiyle
  • Turizm- Konaklama- Dernekler- Otomoto- Spor – Moda Dünyası- Sağlık Haberleri İçerikleriyle dopdolu 322 sayfa okumanız dileğiyle …
  • TURİZMİNSESİ e-Dergi Kasım sayısı yayında
  • Turizmin Sesi Dijital Dergisi Ekim Sayısı 322 sayfa  okumanız dileğiyle
  • Turizm- Konaklama- Dernekler- Otomoto- Spor – Moda Dünyası- Sağlık Haberleri İçerikleriyle dopdolu 322 sayfa okumanız dileğiyle …

Bir Körün Metrobüs Anıları

ÖZDEN ÇETİN

Merhaba Sevgili Okuyucularım,

Bugün sizlere İstanbul’da yaşayanların bildiği asrın icadı metrobüs ile ilgili anılarımı anlatacağım. Diğer şehirde yaşayanlar metrobüs ile tanışmadıkları için çok şanslılar.

Geçenlerde metrobüse binerek, inenlere-binenlere hiçbir etkim olmayacak şekilde tam kapının yanında seyahat ettim. Kapı her açıldığında sağ koluma kapandığı halde orada durmaya devam ettim ki; hem inişim kolay olsun, hem de insanları rahatsız etmemiş olayım. Durağa geldiğimizde kadının biri bana; ‘Hayvan gibi metrobüsün kapısında duruyorsunuz’ dedi. Ben de; ‘Hanımefendi sizin gibi insanlar oturuyor, bizim gibi hayvanlar da böyle ayakta duruyorlar. Kusura bakmayın’ dedim. ‘Aaa’ falan yaptı, sinirli sinirli gitti.

Bir başka defa metrobüse bindiğimde çok sık rastlanmayan birşey oldu ve arkadan birisi çağırarak; ‘Burada yer var’ dedi. Oraya kadar giderek, oturdum. Aradan birkaç saniye geçtiğinde kızın biri gelerek; ‘Ağabey bunu sana abla gönderdi’ dedi. ‘Nedir o?’ diye sorduğumda; ‘10 lira’ dedi. ‘Yahu benim dilenciye benzer bir halim var mı? Elimde Iphone, gözümde RayBan gözlük filan. Benim dilenciye benzemediğimi sen ona söyler misin?’ dedim. ‘Vallahi ağabey söyledim ama verdi’ dedi. ‘Al bu parayı kendine harçlık yaparsın’ dedim. Kızcağız sayemde 10 lira harçlık edindi.

Beni en etkileyen anım şu oldu; bir akşam inanılmaz bir kalabalık ve izdiham arasında Zincirlikuyu’dan binmeye çabalıyorum. Millet yoğunluktan birbirini yediği için gözleri benden daha kör hale gelmiş durumda. Bineceğim binemiyorum, sağdan gitmeye çalışıyorum olmuyor, soldan gitmeye çalışıyorum olmuyor. Her gelen metrobüs yolcuyu anında dolduruyor, gidiyor. Biniş sıralaması yok, herkes itiş kakış binip, kendisini kurtarma telaşındayken oldukça külhanbeyli adamın biri; ‘gel sen benimle’ diyerek beni çağırdı ve ‘metrobüs gelince ağabeyim binecek’ diyerek bağırdı. Herkes bir anda durakladı ama metrobüs gelince yeniden hareketlenmeye başladıklarında; ‘size ağabey binecek dedim. Kimse yerinden kıpırdamasın’ diye daha yüksek sesle azarlayınca, ben önümde duran metrobüse bindim. Yerime oturduğumu görünce ‘şimdi binin’ diye tekrar bağırdı. Demek ki insanlarımızın aklının başına gelmesi için bunca akıllıya bir deli lazım!

Bir diğer gün metrobüse bindiğimde şoförün yanında ayakta duruyordum. Çıkan seslerden yanımda bir çocuğun oyun oynadığını fark ettim. Bir iki durak geçtikten sonra çocuk; ‘Buyurun böyle oturun’ dedi. Ben tam hareketlendim; ‘Hanımefendiye yer verdim ben’ dedi. ‘Hanımefendi de kör mü?’ diye sorunca ikisi de cevap vermediler ve ‘Teşekkür ederim’ diyerek oturdu hanımefendi! Sanki böyle kıza yer vererek mutlu bir beraberliğin adımını atmış gibi oldu. Ben orada ayaktayken kıza yer verdiği gibi, kız da hiç ‘aa burada ağabey var’ filan da demedi.

Bir keresinde de Edirnekapı’dan metrobüse bindiğimde ilk defa oturdum ve buna şaşırarak nasıl olur filan diye düşündüm. Bir durak geçtikten hemen sonra genelde bir kişinin inip, bir diğer kişinin bindiği, çok seyrek yolcusu olan Halıcıoğlu durağına geldik. Bir anda herkes patır kütür inmeye başlayınca birşey oluyor zannederek, ben de hemen indim. Metrobüs gittikten sonra birini yakalayarak; ‘ne oluyor, neden herkes indi’ diye sorduğumda; ‘ağabey biz aşağıdaki okula gidiyoruz’ demez mi? Ben de metrobüste bir sıkıntı var zannederek indiğimden, bir sonraki metrobüs ile yoluma devam ettim.

En bomba anımı anlatacağım şimdi. Geçen hafta Zincirlikuyu’dan metrobüse bindim. Edirnekapı’dan sonraki durak, Bayrampaşa-Maltepe durağıdır ve uzun bir mesafedir. Bayrampaşa Topkapı arası ise çok kısadır. Bazen Bayrampaşa durağında yolcu yoksa şoför durmadığından ben de Bayrampaşa mı, Topkapı mı anlayamıyorum. Bu sebeple birkaç sefer Cevizlibağ - Merter durağında inmek zorunda kaldım. Bayrampaşa durağına yaklaşırken keskin bir viraj var. Oraya doğru gelince ayağa kalktım, araç durup, kapı açıldığında Bayrampaşa mı, Topkapı mı merak ettiğimden oradakilere dedim ki; ‘Burası hangi durak?’ Kimse cevap vermedi. Tekrar sordum; ‘ Burası hangi durak?’ Yine ses yok. ‘Burası hangi duraaak’ diye bağırınca, şoför ta ilerden dedi ki; ‘Topkapı’. ‘Bir dakika ineceğim, kapıyı kapatma. Size de yazıklar olsun be!’ dedim. ‘İçeride bin kişi var ama bir tane insan yok’ diyerek, kızmak yerine üzülerek indim aşağıya.

Metrobüs anıları videomu izleyen bir arkadaşım bana ‘Bu anıları bir televizyon programına göndersen acayip reyting alır’ dedi. Ben de; ‘ben zaten reyting alıyorum. Geçen seferki videomu 250.000 kişi seyretti’ dedim. Beni gerek youtube kanalımdan izleyen, gerek online sitemizden yazılarımı okuyan siz Sevgili Takipçilerime kucak dolusu sevgilerimi gönderiyor ve bir başka köşe yazımda buluşmak üzere hoşçakalın diyorum.

Karanlığın Aydınlık Yüzü
Özden Çetin

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Turizmin Sesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : +90 216 481 51 21