• BIST 108.153
  • Altın 153,551
  • Dolar 3,8325
  • Euro 4,5073
  • Ankara 3 °C
  • Antalya 12 °C
  • İstanbul 14 °C
  • İzmir 13 °C
  • The Populist, İstanbul’un gözde lokasyonlarından Bebek’te sevenleriyle buluşuyor 
  • TÜRSAB'da  Genel Kurulun Ertelenmesine İlişkin Bakanlık Duyurusu yayınlandı
  • Alo "176" Turizm İhbar ve Şikayet Hattı
  • The Populist, İstanbul’un gözde lokasyonlarından Bebek’te sevenleriyle buluşuyor 
  • TÜRSAB'da  Genel Kurulun Ertelenmesine İlişkin Bakanlık Duyurusu yayınlandı
  • Alo "176" Turizm İhbar ve Şikayet Hattı

BİR EFSANEDİR KAZDAĞLARI

ZAFER ÖZCAN

Kazdağının eski çağlarda ve mitolojideki adı İda Dağı olarak bilinmektedir. Efsaneye göre ise İda adını İdaios’tan almaktadır. Anadolulu şair Homeros ise Bin Pınarlı, hayvanı ve bitkisi bol olan yer şeklinde ifade etmektedir. Bunlarla birlikte zengin bir mitolojiye, kültüre ve tarihe ev sahipliği yapmaktadır. 

Mitoloji demişken hemen aklımıza Kazdağlarında yapılmış olan dünyanın ilk güzellik yarışması gelir. Paris’in hakemliğinde Afrodit, Hera ve Athena isimli Tanrıçaların katıldığı yarışmadan Afrodit başarı elde eder ve Paris’e dünyanın en güzel kadınını vaad eder. Paris Afrodit’in yardımıyla dünyanın en güzel kadını olan Helen’i kaçırır ve dünyanın en uzun sürecek olan savaşı başlar ve Agememnon komutasındaki askerlerden birisinin at hilesi ile Truva’nın surları aşılır ve Truva kenti yok edilir. 

Kazdağları’nda mitoloji beraberinde tarihi getirdi, tarih yerini kültüre bıraktı, kültür doğayla birleşti ve eşsiz manzarasıyla Zeus Altarı bizi karşıladı. Adatepe Köyü’nün denize bakan yamaçlarında muhteşem bir manzara eşliğinde mitoloji, tarih, kültür ve doğayla baş başa kalacaksınız. Özellikle köyün ara sokaklarında yürüdüğünüzde taş mimarisi sizi kendisine aşık edecek. Aynı Kazdağları Ayazma’nın eşsiz güzelliği misali…Sessiz, durgun ve yorgun… Ama bir o kadar da umut dolu…

Bitmek bilmeyen efsaneleriyle binlerce insana ev sahipliği yapıyor Kazdağları ve Kazdağları’nın eteklerinde kurulmuş olan köyleri, şelaleleri, ilginç efsaneleriyle taşı, toprağı… Hele ki Mıhlı şelalesi yok mu? Gittiğinizde muhakkak soğukluğuna aldanmadan gireceksiniz. Bir kahve yudumlamalısınız suyun sesini dinleyerek, insanlara kulak vererek. Yetmez deyip yola devam edeceksiniz, Güre’de Kazdağları eteklerinde kurulmuş olan Türkmen Alevi köylerinden olan Tahtakuşları ziyaret etmelisiniz. Etnografya Müzesi’nde tarihe tanıklık edeceksiniz, İkizler Pansiyon’un bahçesinden eşsiz güzelliğiyle suyun rengini, doğanın eşsiz güzelliğini fotoğraflayacaksınız. Kahvelerinizi yudumlarken Elif Abla’nın hoş sohbeti size bir masal gibi gelecek. Sarıkız Efsanesi’nden başlayacak ve köye dair hikayeler anlatacaktır, eğer kulak verirseniz kendisine… Bir varmış, bir yokmuş misali…

Akşam saatlerine geldiyse saatiniz bir anne sıcaklığında Elif Abla’nın orada konaklayıp, sabah doğal köy kahvaltınızı yaptıktan sonra Sütüven ve Hasanboğuldu Şelalerini de görmeyi unutmayınız. Bir Efsanedir Kazdağları mitilojisiyle, tarihiyle ve kültürüyle. Binlercesine ev sahipliği yaptığı gibi, sizlere de yapacaktır. Yolunuz düşerse Zeus’a, Paris’e, Türkmen Köylerine selam olsun.        
 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Turizmin Sesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : +90 216 481 51 21