• BIST 108.945
  • Altın 371,046
  • Dolar 6,7617
  • Euro 7,5753
  • İzmir 22 °C
  • İstanbul 20 °C
  • Antalya 22 °C
  • Ankara 20 °C
  • Turizmin Sesi Dergimizin MAYIS  Sayısı Yayında 
  • Turizmin Sesi Dergimizin NİSAN  Sayısı Yayında  
  • Turizmin Sesi Dergimizin Mart  Sayısı Yayında 
  • Turizmin Sesi Dergimizin MAYIS  Sayısı Yayında 
  • Turizmin Sesi Dergimizin NİSAN  Sayısı Yayında  
  • Turizmin Sesi Dergimizin Mart  Sayısı Yayında 

Akademide Bilinmezlik Sorunu?

CİHANGİR TEKLİ

Ben turizm sektörünün şu anda geçirdiği çalkantılı dönemden, gündemden biraz uzaklaşarak turizm akademisinde yaşanan bir soruna değinmek istiyorum ve bu konuda siz okurlarımın görüşlerini ve düşüncelerini dile getirmenizi rica ediyorum.

 

Öncelikle düşüncelerimin oluşum aşaması öğrenimim boyunca gerçekleştirdiğim birçok sohbet, bu konuda okuduğum çokça akademik yazın ve deneyimlerimden oluşuyor. Sizlere bahsetmek istediğim problem, benim ve turizm akademisinde kariyer planlayan birçok arkadaşımızın başlangıç aşamasında yaşadığı bilinmezlik sorunu. Peki nedir bu bilinmezlik sorunu? Bu sorununu sizler için biraz daha açayım, bunu size bir örnek ile anlatmak istiyorum. Kısa bir zaman önce akademik kariyer hedefleyen yüksek lisans birinci sınıf öğrencisi olan bir arkadaşım ile sohbet ederken bana sorduğu bir soru karşısında hayretler içinde kaldım. 

Soru: öğretim üyesi ile öğretim görevlisi arasındaki fark nedir? 
Evet ben soruyu yanıtladım fakat burada asıl soru şuydu, nasıl olurda akademik kariyeri hedefleyen biri bu konuda bilgi sahibi olamaz?

Sonrasında düşünmeye başladım. 

Bu sorunun tek sorumlusu öğrenci miydi? 
Araştırıp, öğrenip ulaşmak istediği kariyer hakkında bilgi sahibi olması gereken sadece o muydu, yoksa bizlere hayatımız boyunca merak edip araştırmayı, öğrenmeyi, hedefler koyup ulaşmak için çaba sarf etmemiz gerektiğini aşılaması gereken eğitimciler veya eğitim sistemi mi? 

Benim de öğrenci olduğumu düşünerek birçoğunuz sorumluluktan kaçtığımı, eğitimcileri ve eğitim sistemini suçladığımı düşünüyor olabilirsiniz. Fakat gerçekten bu şekilde düşünmüyorum. Hiçbir zaman hiçbir olaya sübjektif yaklaşmadım. Bence bilim bunu gerektiriyor. Tabikide eğer bir yola çıkacaksan bu konuda merakın olmalı araştırmalısın kendini geliştirmen gerekli, karşılaşabileceğin zorluklar hakkında fikrin, çözümü için bir bilgin olmalı. 

Ama gelelim bir de olaya diğer tarafından bakalım. Tanıştığım birçok akademisyen sosyal bilimlerin özellikle turizm akademisinin uluslararası platformda eksikliğinden makale, proje ve tez gibi akademik çalışmaların yetersizliğinden yakınıyor. Ben bir öğrenci olarak bunun sebebinin eğitim sisteminden kaynaklandığı görüşündeyim. Bu sebepten dolayı yazımın başında fikirlerinizden yararlanmak istediğimi söyledim. Çünkü eğer benim gördüğüm eksik bir nokta varsa bunu bana bildirin ve ben de bu konudaki eksikliğimi gidermiş olayım. 

Konumuza dönecek olursak makale, proje ve tezler bir ülkenin tabikide tek başına başarı ölçütleri değildir fakat sizler de takdir edersiniz ki başarı ölçütlerinden biridir. Bence bu sebepten dolayı turizm meslek liselerinden itibaren ülkemizde sektöre kalifiye eleman yetiştirilmesi için verilen teorik bilginin yanında çok daha üst düzeylerde akademik personellerin yetiştirilmesi için uğraşılması gereklidir. Ben bu sorunun lise, ön lisans ve lisans dönemlerinde turizm öğrencilerinin yeteri kadar akademik kariyer hakkında bilgi sahip olmadığından kaynakladığını düşünüyorum. Bu şekilde düşünmemin ve kesin bir yargı ile dile getirmemin sebebi bu süreçlerin hepsini bizzat kendim yaşamış olmam ve aynı zamanda gözlemini gerçekleştirdiğim arkadaşlarımın da benim ile aynı görüşte olduklarını dile getirmeleridir.

Şahsen ben akademik kariyerin ne şekilde gerçekleşebileceğini lisans dönemimin sonunda öğrendim. Bu konuda ki görüşlerimi çevremde ki aynı statüde bulunan arkadaşlarım ile paylaştığımda gördüm ki onlarda aynı düşüncedeler. 

Son olarak aklıma bir soru daha geldi. Peki müfredata ana teması akademik kariyer olan bir ders koyulsa ve birçok öğrenci dikkatini bu hedefe yönlendirirse ne olur? Herkes mi akademisyen olacak? Bu ülkede lise, ön lisans ve lisans öğrenimini turizm alanında gerçekleştiren kimse, sektörün ihtiyaç duyduğu kalifiye eleman boşluğunu karşılamayacak mı?

Karşılayacak tabikide sizler de takdir edersiniz ki hedef koyan her birey bu konuda başarıya ulaşabilecek diye bir şart yok. Peki hedefine ulaşamayan fakat öğrenimi boyunca genel not ortalamasını yüksek tutmak için uğraşmış, doğal olarak tüm derslerde aktif başarı sağlamış, iyi bir not alabilmek için öğrenimi boyunca yabancı dilini sürekli geliştirmeye çalışmış ve son olarak tüm akademisyenlerin ulaşmakta güçlük çektiği yüksek puanlar almanın gün geçtikçe zorlaştığı Akademik Personel ve Lisansüstü Eğitimi Giriş Sınavı’ na hazırladığı dönemde genel kültür, hızlı okuma, mantıksal düşünme yeteneği gibi bir çok avantajı elde etmiş biri sizce akademide olamasa bile sektöre yeteri kadar fayda sağlayamaz mı? 
 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Turizmin Sesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : +90 216 481 51 21