Bursa Gastronomi Festivali'nde Gerçekten Ne Kutlanıyor?
Unutulmaya yüz tutmuş lezzetleri yeniden gün ışığına çıkarmak, bir kentin mutfak hafızasını korumak, üreticisini desteklemek ve o şehrin hikâyesini sofralar aracılığıyla anlatmak için değil mi?
Ben öyle düşünüyorum.
Ancak son dönemde bazı gastronomi festivallerinde ortaya çıkan görüntüler, bu temel soruyu yeniden sormamıza neden oluyor. Özellikle de Bursa Gastronomi Festivali'nde yaşananlar...
Festival alanında büyük bir heyecanla yapılan anonslar dikkat çekiyordu:" Bursa'nın en büyük İskenderi yapılıyor! "Üç metre uzunluğundaki dev İskender tabağı elbette ilk bakışta etkileyici bir görüntü oluşturabilir. Kalabalığı heyecanlandırabilir, sosyal medyada paylaşım rekorları kırabilir. Ancak gastronomi sadece büyük tabaklardan, rekor denemelerinden ve gösterişli sunumlardan mı ibarettir?
Asıl soru burada başlıyor.
Çünkü aynı tabağın etrafında insanların birbirini iterek, ön sıralara geçmeye çalışarak yemek yemesi; İskender kebabının temsil ettiği kültürü değil, maalesef gastronominin özünden uzaklaşan bir anlayışı gösteriyor.
Oysa yemek paylaşmak; nezakettir
Sofra; saygıdır
Bereket; birlikte oturup aynı ekmeği bölüşebilmektir.İnsanları devasa bir tabağın etrafında yarışır hale getirmek ne Bursa'nın köklü gastronomi kültürüne ne de misafire duyulan saygıya yakışıyor.
Ayıptır.
Yazıktır.
Çünkü gastronomi insanı yüceltmelidir; insanı kalabalığın içinde sıradanlaştırmamalıdır.
Peki bu görüntü gerçekten gastronomiyi mi temsil ediyor?
Bir şehrin mutfak kültürünü tanıtmakla, rekor denemeleri üzerinden dikkat çekmeye çalışmak arasında ciddi bir fark yok mu?
Gastronomi yalnızca yemek dağıtmak değildir.
Yalnızca karın doyurmak da değildir.
Gastronomi aynı zamanda kültürdür, hikâyedir, emektir, üreticidir ve en önemlisi saygıdır.
İşte tam da bu noktada festivalin bir başka yönü sorgulanmayı hak ediyor.
Festival alanında Bursa dışında birçok kentin lezzetleri ön plana çıkıyor.
Çağ kebabı, tavuk tantuni, içli köfte...
Kuşkusuz bunların her biri kendi coğrafyasının değerli mirasıdır.
Sorun bu ürünlerin varlığı değil.
Sorun, Bursa'nın kendi hikâyesinin ne kadar anlatılabildiğinde.
Çünkü Bursa denildiğinde akla yalnızca İskender kebabı gelmez.
- Cantık gelir.
- Tahinli pide gelir.
- Süt helvası gelir.
- Siyah incir gelir.
- Bursa şeftalisi gelir.
Ve Osmanlı saray mutfağından günümüze ulaşan yüzlerce yıllık reçeteler gelir.Bunların her biri yalnızca bir yemek değil, aynı zamanda Bursa'nın kimliğidir. Şehrin hafızasıdır. Toprağının, üreticisinin ve ustasının hikâyesidir.
Hal böyleyken insan istemeden şu soruları soruyor
- Bursa'nın gastronomi festivali, Bursa mutfağını ne kadar anlatıyor?
- Festival alanında Bursa'nın yerel üreticileri ne kadar görünür?
- Bursa'ya özgü ürünler ne kadar ön planda?
- Bu şehrin yüzlerce yıllık mutfak mirası ziyaretçilere ne kadar aktarılabiliyor?
Çünkü gastronomi festivalleri yalnızca yemek yenilen alanlar değildir. Onlar şehirlerin vitrinidir. Ve bir vitrinde önce ev sahibini görmek istersiniz. Elbette Anadolu'nun tüm lezzetleri aynı sofrada buluşmalıdır. Kimse şehir festivallerinin başka yörelere kapılarını kapatmasını savunmuyor.
Ama denge de önemlidir.
Bir Bursa Gastronomi Festivali'nde önce Bursa konuşulmalıdır.
- Bursa'nın çiftçisi konuşulmalıdır.
- Bursa'nın bahçeleri konuşulmalıdır.
- Siyah inciri, şeftalisi, süt helvası, cantığı ve Osmanlı'dan kalan reçeteleri konuşulmalıdır.
- Sahnenin merkezinde önce Bursa olmalıdır.
Çünkü bir gastronomi festivalinin başarısı kaç kişiye yemek dağıttığıyla değil, ait olduğu şehrin hikâyesini ne kadar güçlü anlattığıyla ölçülür.
- Bugün geriye dönüp baktığımızda hafızamızda ne kalmalı?
- Üç metrelik bir İskender kuyruğu mu?
- Yoksa Bursa'nın yüzyıllardır süregelen eşsiz mutfak kültürü mü?
Asıl mesele tam da burada düğümleniyor.
Bir gastronomi festivali, ait olduğu şehrin ruhunu ne kadar yansıtabiliyorsa o kadar değerlidir.
Ve şimdi herkesin kendine sorması gereken soru şu: Bursa Gastronomi Festivali'nde gerçekten Bursa mı? konuşuluyor, yoksa Bursa'nın sesi kalabalığın gürültüsü içinde yavaş yavaş kayboluyor mu?
Kalın sağlacakla