Abdi İpekçi"nin kemikleri sızlıyor
Türkiye Yazarlar Sendikası, aşağıdaki ortak açıklamayı; tüm üyelerine ve Türkiye Kamuoyuna duyurdu:
Biz aşağıda imzası olan, hâlâ gizli ve karanlıkta tutulan güçlerin haince saldırılar neticesinde yakınlarını kaybedenler olarak çağrıda bulunuyoruz.
Bu olay üzerine Abdi İpekçi yeniden vurduruldu. Onun kemikleri sızlıyor. Abdi İpekçi cinayetinin katili Mehmet Ali Ağca, 18.01.2010 tarihi itibari ile salıverildi. Askere gitmemesi için, çürüğe çıkarıldı. Yakında kıyametin kopacağını söyleyen ve kendini “Mesih” ilan eden Ağca; Ankara"da lüks ve pahalı otelde ağırlanıyor. Kesinleşen cinayet ve cinayet girişimi nedeni ile 30 yılını cezaevinde geçirmiş olan Ağca"nın bu süre içinde özeleştirisini yapmış olmasını umut ediyoruz. Kaldı ki yapmamış olsa bile anti-sosyal kişilik raporu olan, eğitimi yetersiz ve yıllarını dört duvar arasında geçirmiş bir insanı çok da fazla suçlayamayız.
Asıl üzücü olan tetikçilerin yüceltilmesi, maddi ve manevi olarak desteklenmesidir. Ses getiren cinayetleri işleyenlere film ve evlenme teklifleri gelmesi tüm dünyada sık rastlanan bir toplumsal psikoz örneği. Ancak katillerin örgütlü şekilde cezaevinden kaçırılması, anı fotoğrafı çekilmesi, eli kanlı kişilerle gurur duyulması ne üzücü ki ülkemize has bir görüntü ve moda olmuştur. Katillerin kahraman ilan edilmesini, katillikten sermaye biriktirilmesini, katilliğin ranta çevrilmesini kınıyoruz.
Bu insanlarla gurur duyduğunu haykırıp filmlerde başrol oynatmayı düşünenler yazacakları senaryolarla ülkenin eğitimsiz ve aydınlıktan uzak bırakılmış çocuklarına da yeni roller biçmekteler. Üzülerek belirtmek isteriz ki, bu ülkede yıllardır uygulanan eğitim sistemi ve anti-demokratik düzen tuzağa düşecek kadar sağduyudan yoksun insanların yetişmesine önayak olmuştur. Bir o kadar kesin olan olgu da onlara karşı durup, ülkenin aydınlık geleceği için kurşunlara göğsünü ve katil övgülerine aklını siper edenlerin de var olacağıdır. Olayları mantık süzgecinden geçiren her vatandaşın vicdanında mahkum edilmiş olan bu örgüt ve tetikçilerin konuşacağı ve hesap vereceği tek yer mahkeme salonları olmalıdır.
Hangi odaklar tarafından kullanıldıkları hakkında henüz resmi bir açıklama elde edemediğimiz ama bağrımızdan çıktıklarını bildiğimiz tetikçilerin katlettiği aydınların yakınları olarak biz, intikam değil adalet, yıkım değil güç birliği amacı ile çağrıda bulunuyoruz:
Ağca ve benzerlerini, düşünceyi kurşunla susturmaya çalışan, kurbanını tanımadan öldürenleri övmek insanlık suçudur. Kınamak, eleştirmek ve kötü örnek olarak göstermek politik düşünceden bağımsız olarak hepimizin görevidir. Başta toplumun ana yön vericisi olan medya kurum ve kuruluşları olmak üzere, herkesi sorumlu olmaya ve piyon pozisyonuna düşmeden insanlık erdemine sahip çıkmaya çağırıyoruz.
Behçet Aysan Ailesi
Cavit Orhan Tütengil Ailesi
Cevat Yurdakul Ailesi
Doğan Öz Ailesi
Hrant Dink Ailesi
İlhan Erdost Ailesi
Kemal Türkler Ailesi
Metin Altıok Ailesi
Metin Göktepe Ailesi
Musa Anter Ailesi
Nesimi Çimen Ailesi
Onat Kutlar Ailesi
Sevinç Özgüner Ailesi
Turan Dursun Ailesi
Uğur Mumcu Ailesi
Ümit Kaftancıoğlu Ailesi
Konuyla ilgili olarak, mutlaka okunması gerekli güncel bir kitap: Saygı Öztürk"ün “Taşeron MESİH”
Taşeron Mesih
"Mehmet Ali Ağca olayını âdeta yeniden yaşadım. Bazı konuları bildiğimi zannederdim. Okuyunca gördüm ki, bildiklerim çok eksikmiş. Neredeyse yeni bir konuya sıfırdan başladım ve çok şey öğrendim.
Abdi İpekçi cinayeti...
Ağca"nın Türk yetkililer tarafından Roma"da yapılan sorgusunun tutanakları...
Cezaevinden kaçırılmasına tanık olan astsubayın anlattıkları...
Nasıl pasaport çıkarıldığı...
Genelkurmay, MİT ve İçişleri Bakanlığı belgeleri...
Ağca"nın Türkiye"ye getirilmesi sonrasında avukatlarıyla yaşadıkları...
Öldürülmekten nasıl korktuğu...
Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer"den neler istediği...
İdamdan kurtulup Papa"yı vuran adamın Türkiye ve İtalya maceraları...”
Emin Çölaşan
Yazar: Saygı Öztürk
Yayınevi: Doğan Kitap
Sayfa sayısı: 176
ISBN: 9786051114477
Basım tarihi: Aralık 2009
Kategori: Araştırma / Eleştiri / Deneme