• BIST 102.270
  • Altın 148,843
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1883
  • Ankara 18 °C
  • Antalya 26 °C
  • İstanbul 22 °C
  • İzmir 19 °C
  • Bir Havuzdan Çok Daha Fazlası Therapıa Spa’da
  • İstiklal Terrace kapılarını açtı
  • Alo "176" Turizm İhbar ve Şikayet Hattı
  • Bir Havuzdan Çok Daha Fazlası Therapıa Spa’da
  • İstiklal Terrace kapılarını açtı
  • Alo "176" Turizm İhbar ve Şikayet Hattı

SIFIR MALİYETLİ SÖZCÜK

ZAMBAK KARABAY
Sevgili okuyucularım bir süre ara verdiğim köşeme manevi bir duyarlılık ifadesi olan minnettarlık konusuna değinerek başlayacağım ve bu yazımda içimden gelen duyguları sizlerle paylaşacağım...
 
“Teşekkür etmek”
 
“Sıfır” maliyetle dünyanın en karlı yatırımıdır teşekkür etmek.
 
Basit bir minnet ifadesi, emeklerin karşılığı olarak, maddi değer içermeyen bir ödeme şekli.
 
Sizi mutlu eden kişiye maddi hiçbir değeri olmayan, sadece dudağınızdan çıkacak bir ses ile minnettarlığınızı belirttiğiniz bir söz değil mi “teşekkürler, teşekkür ederim” demek?
 
Tamam, kabul ediyorum hepimizin hayatı dayanılmaz sıkıntılar ile geçiyor.
Üstesinden gelemeyeceğimiz sorunlarımız var. Sağlık sorunları, yitirdiklerimiz, işsizlik, pahalılık, terör ve hayallerin asla vücut bulmadığı bir yaşam alanı.
 
Tarifi imkansız bir stres fırtınası altında yaşıyoruz (!)
 
Teşekkür etmek, işte bu fırtınadan, huzura, sakinliğe ve insan olmanın dayanılmaz erdemine açılan bir kapıdır.
 
Kibirden arınmanın tarifi mümkün olmayan şeklidir…
Neredeyse sevgi dahil herşeyin maddiyatla ölçüldüğü bu vahşi dünyada belki de şeytandan uzak durmanın, kalp kırmaktan ziyade gönüllerde taht kurmanın büyülü şifresidir bu basit iki sözcük.
 
“Teşekkür ederim”
Deneyin, göreceksiniz…
Neden teşekkür etmek bizim insanımıza zor gelir? Bizim insanımız neden özür dilemeyi ve teşekkür etmeyi  bir türlü üzerine vazife alamaz? Doğru düzgün, kalpten özür dileyemez; teşekkür de edemez. En iyi niyetlimiz bile, özür dilemenin bir tür yenilgi; teşekkür etmenin de karşı tarafa minnet etmek olduğunu düşünüp bu işleri geçiştirirler, farklı bazı davranışlarla durumu idare etmeye çalışırlar. Halbuki doğru olan, özür dilemeyi de  teşekkür etmeyi hakkını vererek yapmaktır.
 
Bizim kültürümüzde genellikle “özür dilemek” de “teşekkür etmek” de çocuklardan beklenir; bir kez yetişkin olundu mu özür de teşekkür de çocuklukta bırakılır. Çoğumuz, özür dilediğimiz ya da teşekkür ettiğimiz zaman hafife alınacağımızdan, “karizmayı çizdireceğimizden” çekinir bunu bir zayıflık addederiz. Hayır asla ben böyle düşünmüyorum. Bir insana hakkını vererek- teşekkür etmek o insanı ve kendini onurlandırmak demektir. İçten bir teşekkür, verilen emeklerin gerçek karşılığıdır. Hiçbir şey içten bir teşekkürün yerini tutamaz. İçten bir teşekküre paha biçilemez.
 
Teşekkür etmek her dildeki en sade ama en güçlü ifadedir. Dünyanın her yerindeki insanları “teşekkür ederim” sözcükleriyle etkilemek, onların kalplerini kazanmak mümkündür. Teşekkür etmek o kişinin sizin için yaptığı ya da başardığı bir şeyden dolayı ona memnuniyetinizi ifade etmek demektir. Bu teşekkür ona kendisini değerli hissettirir.
 
Her “teşekkür ederim” cümlesi insanları, daha büyük başarılar için motive eder.
Sabahtan akşama kadar iyice bunalmış bir anneye, babaya, zor gününüzde yanınızda olup elinizi tutana, tüm emekçilere ve sonsuz iş gücü sahibine, güzel duygularınızı ifade eden görünüşte basit bir “teşekkür ederim” sözünüz, her ne kadar bütün günü yaşam kavgası ile geçmiş olsa bile, onun yorgunluğunu azaltacak, belki de günün bütün stresini evine taşımasına engel olacaktır.
 
Çatık kaşların gevşediğini, asık yüzlerin gülümsediğini, içinizden bir şeylerin yer değiştirdiğini göreceksiniz…
 
Nedenini bilmeden geçip giden zamanın içinde, hiç düşündünüz mü ne kadar teşekkür ettiğinizi?
Hayatı yaşanılır kılan, bir nefesi daha halkana katabilmen ve onunla nefes alabilmeyi öğrenmen, güleryüzle hürmet sloganı olan teşekkür etmekten ne olursa olsun vazgeçmeyelim.Hani bir söz var ya “İyilik yap denize at. Balık bimezse, Halik bilir” diye.
 
İşte siz siz olun karşılığını beklemeden yapılan güzelliklere içinizden gelen bir haykırışla “teşekkür ederim”deyin.
 
Binbir zahmet ve marifetle hazırladığı sofra için eşinize, çayınızı veya suyunuzu ayağınıza getiren çocuklarınıza; sahip olduklarınıza, sahip olmanız için sizi dünyaya getiren anne-babanıza, en sinirli anınızda bile sizi alttan alan, olgunluk ve büyük bir sabırla dinleyen sevgilinize, sizi bunaltıcı sıcaklarda dayanılmaz kokulardan kurtarmak için çöplerinizi toplayan çöpçünüze, bakkalınıza, komşunuza, postacınıza ve saymakla bitmeyecek ama hayatımızın bir anında mutlaka sizinle olan insanlara…
 
En son ne zaman teşekkür ettiniz?
Peki, o zaman bende size benim bu duyarlılığa dair yazımı okuduğunuz ve bana katıldığınız için
 
“teşekkür ederim”
 
Hep sağlık ve mutlulukla kalın sevgili okuyucularım...
 
Zambak Karabay
 
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Turizmin Sesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : +90 216 481 51 21