• BIST 104.001
  • Altın 145,411
  • Dolar 3,5083
  • Euro 4,1894
  • Ankara 23 °C
  • Antalya 25 °C
  • İstanbul 16 °C
  • İzmir 19 °C
  • Bir Havuzdan Çok Daha Fazlası Therapıa Spa’da
  • İstiklal Terrace kapılarını açtı
  • Alo "176" Turizm İhbar ve Şikayet Hattı
  • Bir Havuzdan Çok Daha Fazlası Therapıa Spa’da
  • İstiklal Terrace kapılarını açtı
  • Alo "176" Turizm İhbar ve Şikayet Hattı

Noel Baba misyoner mi?

DURSUN ÖZDEN
Noel Baba’ya karşı Abdal Musa
Uçan suyun gizemi…
Rehber arkadaşım Av. Haldun Karadayı ile Demre ve Elmalı gezimizde, Tekke köyündeki Abdal Musa Türbesi ve Cemevi`nde mola verdik. Anadolu Alevi-Bektaşı Kültürü`nün tüm konukseverliğine tanık olduk. Yeni yılda, Antalya- Elmalı - Tekke Köyü - Abdal Musa Türbesi’ndeyiz. Eski Lidya (Antalya) bölgesinde Hıristiyanlığı yaymak üzere görevli (Misyoner) olarak gelen Aziz Nikola (Santa Claus), işçilere ve çocuklara şirin görünmek ve etkili propaganda yapmak için, iyilik ve yardımsever imajı veren kuzeyden gelen “kutsal” dedenin bu yalancı ve yapay oyunlarını ortaya çıkaran, Hıristiyanlıkla savaşan; Anadolu’nun aksakal bilge dervişi ABDAL MUSA SULTAN, Anadolu Alevi-Bektaşi Kültürünün de bölgede yayılmasına öncülük etmiştir. Bu günlerde dünyada ve ülkemizdeki Haçlı irticanın ve Misyoner faaliyetlerin ardındaki kirli emellere tanık olmaktayız. Abdal Musa’yı anlamak ve okumak yeniden… Elmalı Dağı’nda suyu ters akıtan Abdal Musa’nın başka kerametleri de var...
 
Abdal Musa Türbesi, Elmalı ilçesinin 14 km uzağındaki Tekke köyünde Elmalı Finike karayolundan saparak ulaşılıyor. Kaygusuz Abdal`ın asıl adı Alaaddin Gaybi’dir. Alanya Beyi`nin oğlu olan Gaybi, bir geyik avı sırasında okuyla yaraladığı geyiğin izini sürerken Abdal Musa`nın dergahına varmış ve dervişlerden geyiği sormuş. Abdal Musa koltuğunun altına saplanan oku göstererek ``oğul attığın ok bu muydu`` deyince şaşırıp üzülen Gaybi, onun tekkesine kul olmuş ve Kaygusuz adını almış. Kırk yıl orada hizmet etmiş. Biz bugün onu halk şiirinin önemli isimlerinden biri olarak biliyoruz. Türbenin duvarında bu olayı anlatan bir resim ve yanındaki parkta bir heykel var. Abdal Musa, her yıl Haziran ayında Tekke köyünde yurdun dört bir yanından gelen misafirlerle ve etkinliklerle anılıyor.
 
Abdal Musa Sultan; Anadolu`nun ünlü erenlerinden ve ermişlerinden olan Abdal Musa Sultan, aynı zamanda ünlü bir ozan ve düşünürdür. Aslen Horasan`lı dır. Azerbaycan`ın Hoy kasabasına gelmiş ve bir süre orada yaşamış olduğundan, ``Hoylu`` olarak tanınmıştır. Hacı Bektaş Veli`nin amcası Haydar Ata`nın oğlu, Hasan Gazi`nin oğludur. Kaygusuz Abdal Menkıbesine göre ``Kösre Musa`` adıyla da anılır.  Abdal Musa Sultan, Horasan Erenlerinden ve Hz. Peygamber soyundandır. 14. yy. da yaşadığı ve Osmanlıların Bursa`yı fethi yıllarında Orhan Bey`in askerleriyle savaşlara katıldığı ve büyük yararlıklar gösterdiği tarihi kaynaklarda yazılıdır. Hacı Bektaş Veli`nin önde gelen halifelerindendir. Payesi sultanlık, mertebesi ``Abdallık``. Pir evindeki hizmet postu ise, ``Ayakçı Postu``dur. Bu post Bektaşi tarikatındaki on iki posttan on birincisi olup, diğer adı ``Abdal Musa Sultan Postu``dur. Ayakçılık, Abdallık mertebesidir.
 
Elmalı, Tekke köyündeki dergahı, ilk Bektaşilerin dört büyük ``Asitanei Bektaşiyan`` dan biridir. Ancak, Anadolu`nun inanç coğrafyasında seçkin bir yeri, etkin bir gücü olan Abdal Musa Sultan adına daha bir çok yerde makam ve mezarlar yapılmıştır. Bir çok yazar ve araştırmacı, Abdal Musa Sultan`ı konu alan araştırmalar yapmışlardır. Bazılarına göre, Abdal Musa Sultan; Bursa`nın fethine katıldıktan sonra Manisa, Aydın ve Denizli yöresinde bulunmuş, daha sonra da Türkmen ve yörüklerin yoğun bulunduğu Elmalı yöresinde tekkesini kurmuştur. Ayrıca Denizli`de yatan ``Büyük Yatağan Baba``dan esinlendiğini de belirtmişlerdir. Abdal Musa Sultan, Elmalı yôresinde kurduğu tekkesinde sayısız kişiler irşad etmiş (uyarmış) ve bunlar arasında büyük ozanlar yetişmiştir. Bunların en ünlüsü de, Alevi-Bektaşi edebiyatın abidelerinden sayılan Kaygusuz Abdal`dır.
 
``Hind`den bezirganlar gelir yayınur 
Aşık olan bu meydanda soyunur 
Pişer lokmaları açlar doyunur 
Toklar gelür pirim Abdal Musa`ya`` 
Kaygusuz Abdal
 
Noel Baba; günümüzden 1700 yıl kadar önce, Akdeniz kıyısındaki Patara/Ovagelemiş’te doğmuş. Hayatı boyunca da, Patara’nın yakınındaki Mira/Demre’de yaşamış. Bu iki antik kent, bu gün Antalya ilimizin sınırları içindedir. Antalya antik kentleri, Kaleiçi’ndeki eski evleri, altın kumlu plajları, başı dumanlı Toros Dağları, yemyeşil yaylaları, çağıldayan şelaleleri, portakal ve muz bahçeleriyle ünlü, turistik bir kentimizdir. O zamanlar Patara, bir liman kentiymiş. Bu kentte, buğday ticareti yapan zengin bir aile yaşıyormuş. Bu ailenin çok güzel bir evi, evin de cennet gibi bir bahçesi varmış. Bahçede binbir çeşit ağaç ve çiçek yetiştiriyormuş. Çiçekler çevreye mis gibi kokular yayıyorlarmış. Günlerden bir gün bu ailenin bir oğlu dünyaya gelmiş. Adını Nikolas koymuşlar. Nikolas, “zafer kazanan kahraman” anlamına geliyormuş. Bu görkemli evde Nikolas, zenginlik ve mutluluk içinde büyümüş. Fakat daha çok genç denebilecek bir yaşta, ansızın anne ve babası ölüvermiş. Ailesinin tüm serveti ona kalmış. Bunca servetle ne yapacağını düşünen Nikolas, sonunda çevresindeki yoksul insanlara yardım etmeye karar vermiş. Zenginliğini ihtiyacı olanlarla paylaşarak, hem yoksulları sevindirmiş, hem de kendisi mutlu olmuş. Evini de satıp, daha küçük bir evde yaşamaya başlamış.
 
Etimoloji; Noel Baba birçok dilde, aziz, Nikola, Klaus, Noel ve baba sözcüklerinin türevlerinden oluşturulmuş isimlerle anılır: Santa Claus, Papa Noel vs. Bunun haricinde bazı Avrupa ve Latin Amerika ülkelerinde kullanılan Kris Kringle ismi, ilk kez Martin Luther tarafından kullanılan Almanca Christkind (Çocuk Mesih) adının yozlaşmış halidir. Bu isim Noel Baba`nın yerini alması için o dönemin tutucu Katolik çevreleri tarafından benimsenirken, Protestan Kiliseleri daha laik bir isim olan Noel Baba ve türevlerini benimsemişlerdir.
 
Tarihçe; Noel Baba efsanesi ve 6 Aralık`ta çocuklara şekerleme ile hediye verilmesi geleneğinin, Piskopos Nikola`yı konu alan Hollanda efsanesi Sinterklaas`a dayandığı kabul edilir. Bu efsane ilk kez Hollandalı göçmenler vasıtasıyla Amerika`daki New Amsterdam`a (günümüz New York City`si) ulaşmıştır.
 
Psikopos Nikola; Piskopos Nikola (Bari`li Nikola ya da Myra`lı Nikola olarak da bilinir), Likya`nın Myra yöresinde (Antalya, Kale [Demre]) yaşamış bir 4. yüzyıl Hristiyan azizidir. Yunanistan`ın, Rusya`nın, çocukların ve denizcilerin azizidir. 6 Aralık, Aziz Nikola Günü olarak kutlanır. 6 Aralık tarihinde birçok ülkede çocuklara hediyeler verilir. Nikola`nın varlığını destekleyen tarihi bir döküman mevcut değildir. Antik Likya`nın liman kenti Patara`da doğduğu kabul edilir. Gençliğinde Filistin ve Mısır`ı dolaştı. Likya`ya döndükten sonra Myra piskoposu oldu. Roma İmparatoru Diocletian döneminde Hristiyanların gördüğü zulüm esnasında tutuklandı. İmparator Büyük Konstantin döneminde serbest bırakıldı ve 325 yılındaki İznik Konsili`ne katıldı. Öldükten sonra Myra`daki kilisesinin mezarlığına gömüldü. 6. yy`a gelindiğinde türbesinin ünü bayağı yayılmıştı. 1087 yılında İtalyan denizciler ya da tüccarlar kemiklerini İtalya`nın Bari kentine götürdüler. Bu nakil, Nikola`nın Avrupa`daki ününü büyük oranda artırdı ve Bari bir hac merkezi haline geldi. Nikola`nın kemikleri bugün Bari`deki 11. yy yapımı Aziz Nikola Bazilikası`ndadır.
 
Günümüzdeki Noel Baba imajı; Günümüzdeki Noel Baba imajı, karikatürist Thomas Nast`ın 1863 yılında Harper`s Weekly dergisinde yayınlanan çizimlerine dayanır. Nast`ın çizimleri ise 1822`de Amerikalı şair Clement Clarke Moore`un yazdığı kabul edilen ve ölümünden sonra kendisine atfedilen, ``A Visit from Saint Nicholas`` (Aziz Nikola`nın Ziyareti) ya da ``Twas the Night Before Christmas`` (Noel`den Önceki Geceydi) adlı şiirden esinlenmiştir. Popüler Noel Baba imajı, çizer Haddon Sundblum`un, 1931 yılından itibaren Coca-Cola şirketi için hazırladığı çizimlerle son halini almıştır. Sundblum`un Noel Baba`sı, şişman, beyaz sakallı, uçları beyaz kürklü kırmızı bir kıyafet giyen, siyah kemerli, siyah çizmeli, yumuşak kırmızı şapkalıydı.
 
Mitolojik unsurlar; 320 yılından önce Cermen kültüründe mevcut olan yılbaşında hediye verilmesi, İskandinav Mitolojisi`ndeki tanrı Odin`e dayanır. Odin`in uçan atı Sleipnir için çocuklar patiklerinin içine havuç ve şeker koyup duvara (ya da kapıya) asarlar. Odin de bu iyiliği karşılığında çocuklara hediyeler, tatlılar ve şekerlemeler verir. Yeni yılda sevgimizi sebil eyleyelim, yeniden…
http://www.dursunozden.com.tr
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Turizmin Sesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : +90 216 481 51 21